Lor peynirine bezeli sıcacık kır pidesini, ege'lile gibi reçel ve bal ile katık edip yiyeceksin...
Balıklama atlayacaksın; kayarak indiğin bir malikanenin trabzanlarından yine kayarcasına çıkarak
yukarı kata vardığın odalarında; vagonlarına, kestane şekeriyle dolu bu masalevi'nin her bir ayrı...
Öğütüyor ışın ormanı'nın güney harmandalı, bize hava vermek için...çalışırken onlar; ağaçlar, bir garip bukalemundur...ve yine; kalkınca, pencereni açınca, 'ohh! ne temiz hava! ve yemyeşil yapraklar, kırçiçekleri, sapsarı papatyalar ve güllerse kıpkırmızı ile kardelenler, onlar çevreni kuşatmışlar...
'yaşasın! '
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.



