Gecenin Sessizliği – Bedir
Gece…
Bedir ovasında ölümcül bir sessizlik var.
Kumlar soğuk.
Yıldızlar şahit.
Bütün ordu uykuda;
yorgun bedenler dinleniyor.
Ama bir çadır var ki…
Işığı sönmüyor.
Yaklaşıyorum.
İçeride biri var.
Diz çökmüş kumların üzerine.
Elleri gökyüzüne açılmış,
öyle içten, öyle teslim ki
omuzlarından örtüsü kayıp düşüyor
farkında bile değil.
Bu O…
Ağlıyor.
Gözyaşları sakallarından süzülüp
çöl kumuna karışıyor.
Nasıl bir yük bu Ya Rabbi?
Nasıl bir sorumluluk
tek başına omuzladığı?
Dudaklarından dökülenleri duyuyorum:
“Allah’ım…
Bana vaat ettiğini yerine getir.”
Ve sonra
yüreği titreten o cümle:
“Allah’ım!
Eğer şu bir avuç Müslümanı helak edersen,
yeryüzünde
Sana ibadet edecek kimse kalmayacak…”
Bu ne yalnız bir yakarış…
Bu ne derin bir fırtına yürekte…
Sabah oluyor.
Ufukta bir ordu beliriyor.
Zırhları parlıyor,
adımları kibirli,
sayıları çok.
Sahabeler tedirgin.
Kılıç az, at az, insan az.
Gözler O’na çevriliyor.
Ve O…
Eğiliyor yere.
Bir avuç kum alıyor
ve savuruyor karanlığa.
O an…
Gökyüzü değişiyor.
Rüzgâr kabarıyor.
Sessizlik parçalanıyor.
Anlıyorum ki
bu bir avuç kum değil;
bu, teslimiyetin çağrısı.
Ve biliyorum artık:
Zafer,
kılıçların keskinliğinde değil…
Gece yarısı bir çadırda
dökülen gözyaşındadır.
Kayıt Tarihi : 2.1.2026 22:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!