yürüyorum adım adım geceye, ceplerimde dünden kalan sözcükler dilimde edilmemiş yeminlerim var... üstüne örtüyorum sessizliği sensizliğimin üstüne, yüreğimin kaldırımlarını aydınlatan sokak lambaları bir bir sönüyor, çocukken uçurduğumuz uçurtmalar şimdi üstüme gölge oluyor, hani mavi bilyelerim vardı ya şimdi simsiyah ve her biri bedenime saplanan birer mermi çekirdeği, uyurken annelerimizin anlattığı masallarda kayboluyorum, bir varmış bir yokmuşla başlayan, kaybolduğum ormanlarda ne kırmızı başlıklı kızlar yerine üzerime yürüyen kurtlar var, unuttuğum ninniler fısıldanıyor şimdilerde genç kızların dillerinde. pamuk misali elleriyle dokunuyor şakaklarıma yaşlı bir kadın, dudağında hiç duymadığım dualar, camiden çıkan bir amca bastonuyla kırıveriyor putlaşan nefis hilelerini, yeni okula başlayan bir çocuğun beslenme çantasına koyuyorlar küllenmiş hatıralarımı, mavi önlüklü çocukların kaybolduğu okullarda siyah örtülü düşler görüyorum, gittiğim hekimlerden seni soruyorum gözlerime sürmek için, uyanmak için uyanamadığım dünyamdan, tedayülden kalkalı çok oldu diyorlar ben bir benzerini istemiyorum... tarihi geçmiş olsada zehrine razıyım ben seni diliyorum...
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Lâleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta