seyre dalardım dudaklarının her kıvrımını
ve avuç içlerimle bir bir gülüşlerini toplardım
martı kanatlarında gün dönerken
mavi şavkı kıyılara vuran deniz kızıydın sen
kızaran yanaklarından öpesim gelir utanırdım.
sonra gül kurusu hıçkırıklarım sızardı
kara gecenin ıssız kucağına ılık ılık.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara



