vakit,
geceyi karanlık eyleme vakti…
ey kandillerle süslü,
benden daha mutlu olmadığın vakittesin,
çoğu sırt çevirip
yummakta gözlerini,
ve gülümsemekte,
göz kırpmakta ihanetin...
ne vakit
ağdıracaksın avuçlarıma
uzaktaki, benim olanı…
vakit,
geceyi karanlık eyleme vakti...
vakit gece,
büyümekte içimdeki çocuk....
Ey aşk,
güneşten önce gel
gel ki, aydınlansın gecem,
gel ki, kızıllaşsın tan,
olmasın şahit… ne yıldız, ne ay…
yalnızlığın bittiği vakit gece...
ne çocuklar doğuruyorum gizlice
salıyorum onları sonra sessizce
mutluluk maskeleriyle yalnızlıklarına
başlarında vızırtı,
yüzleri belli olmayan
hepsi, sevimsiz birer oyuncu…
ertesi gece yeniden
yeniden doğuruyorum
bir çocuk daha yalnızlığıma,
dost olmuyorum hiçbiriyle,
kaybolduklarını görüyorum
oyuncular arasında…
bu yüzden
bir çocuk daha... bir çocuk daha...
vakit gece…
büyümekte içimdeki çocuk
bu sefer
güneşten önce gelecek
mutluluğuma...
Mutluluğa erişemeyenler hep yaşamı kötüler...
yaşam da bedeni...
sonra, aşağılar ruh bedeni ve terk eder...
Kayıt Tarihi : 12.11.2016 23:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!