Ey gece, bu lacivert yorganı nicedir tanırım ben,
Çocukken üstünde uyuduğum toprak damdan beri örtersin bu yorganı üstüme,
Yıldız dikişli, ay nakışlı bir çocukluğun masum manzarası saklanır bu yorganda...
El değmemiş düşlerin nehri akardı sen üstümü örttüğünde...
O zamandan beri tanırım seni,
Ben o zamanlar öğrenmişim içimle konuşmayı
Ve o zamanlar dokumaya başlamışım meğer bu kederli şairlik kumaşını...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta