Bilseydim yolun sonuna geldiğimi kapını çalmazdım, geçmezdim sokağından. Gölgemi bile düşürmezdim nefes aldığın havaya,
Yüzümü avucuma alıp sakalımı yola yola giderdim kentinden.
Kara trenlere bindirip yüreğimi vagonlar dolusu kaçardım senden
GÖNLÜNDEN!
uçurumdan düşer gibi düşmezdim gözlerine, Yanık sarısı saçlarına dokunmazdım
Ve ellerine vermezdim ellerimi.
Gecenden kayar giderdim karanlığı giyinip ahmak sırtıma,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




"Ve ellerine vermezdim...
Gecenden kayar…" kelimelerin yerleri ya da ifade şekli değiştirilirse şiir daha da güzelleşecek… Yanlış anlaşılmalara, kötü çağrışımlara yol açmamak için…BAŞARILAR!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta