Öfke
Tıpkı akrep
Yalnızlığın çemberinde
Kendine bileniyor
Olur şey değil
İkiye bölünmüş pusularda
En eski yalnızlığımdır aşk benim
Gitgide büyüyen karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla
Sabahı olmazdı çok gecelerin
Devamını Oku
Gitgide büyüyen karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla
Sabahı olmazdı çok gecelerin
HASRETMİDİR ŞİMDİ YÜZÜMÜZDEN DÖKÜLEN KELİMELERİMİZİ HİSSİZLEŞTİREN SUSUŞLAR...
gecenin yıldızları tükense de elbet yeniden parlayacaktır...belki öfkeyle bir gri bulut arkasına saklanmıştır..
özlemler suskunlukla daha da çoğalır..her susuşta daha bir yanar yürek..
sevgilerim ve tebriklerim güzel yüreğine sayın ustam...
Şiirsel bir dille yine çok anlamlı dizeler....ustaca....tebrikler hocam beğeniyle okudum yine...sevgiler..
Yıldızları tükenmiş gecenin içinde
Kendi diliyle konuşmaktan bile yılgın dalgalar
Alıp süpürüyor şiiri
Adresi bilinmeyen yere
***
BU BİLİNMEYEN YERLERDE, KİMİ ZAMAN SAMİMİ DURAKLAR VARDIR, MESELE ORADA BİR SÜRE DİNLENİP KOL KANAT GERMEKTİR YAŞAMAK ADINA...
SEVGİLİ NECDET ABİM, NEFİS KALEMİNDEN AKAN DİZELER BENİ PINARLARDA SULAR İÇERDİ...
SAYGILARIMLA/+
Şairin iki kimliği var birbirinden belli belirsiz sıyrılmış. Biri yalnızlıkların kendi kendisine:
''Düşler suskun,
İşaret fişeğini görmek için
Hazan üşümelerinde
Bir beklentiyle umut içinde. Ödevlenmiş bir alışma sorunsalı ;
''Aymazlığın duladasında
voltalarda'''
Zaten tehlikenin farkında, tehlike anında kendisini yok eden akrep edası ile hareketlenirsede, kendine hitam veremez. Yarılmayla iki nefis murakebesi tutuşturulur:
''Yalnızlığın çemberinde
Kendine bileniyor ''
.....
Diğer yarı yan kalabalıkların ve sevdaların delişmen adamı dur durak bilmez bir eylem oluştur:
''Kendi diliyle konuşmaktan bile yılgın dalgalar
Alıp süpürüyor şiiri
Adresi bilinmeyen yere''
Taşra kırılganlığı kalabalık düşüncelere yol olunca:
''Altın sevinçler kırılgan
Uzun nöbetler paramparça
Bir limanda bekler gibi
Yüzlerde sıla kalıyor geriye...
İki duygudan biri birine kırılıyor. Ama hangisi hangisine?
Bence; ''Yüzlerde sıla kalıyor geriye...'' söylemi düğümü çözüyor.
''Boşlukları ikiye bölen şeytansı dokunuş
Bir közden daha beter
Dağlıyor filiz yaralarını
Uzanıp da tutulamayan o sonsuzluk…
Bucak bucak kaçıyor işte '' benim için nefisti doğrusu.
Bir Necdet Aslan şiiri okumayı ve üzerinde düşün gezdirmeyi ne çok özlemişim. Meşguliyetler buna cevaz vermemekte...
Selam ve sevgilerimle.
Bu şiir ile ilgili 94 tane yorum bulunmakta