ÖNSÖZ
1968 yılında Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı, doğanın cenneti olarak bildiği ama kendisine cehennemin yaşatıldığı Sürgü Kasabası’nda doğdu. İnsanlara olan sevgi ve güven kapılarını daha 9-10 yaşlarında bir çocukken yaşadığı ağır sarsıntılar nedeniyle kapattı. O günden sonra bildiği tek şey doğruluk oldu; kötülüğü bilmedi, kötü olmayı beceremedi. Bu nedenle de içine doğduğu kasabada yeri olmadı, sevilmedi… gelen vurdu, giden vurdu.
13 yaşındaydı, ailevi nedenlerle ortaokul ikinci sınıftan ayrılmak zorunda kaldı. Hayata kahvehane ve lokantalar da komilik yaparak başladı. 1992 yılının yirmi yedi eylülünde evlendi. Yirmi iki yıl üç ay süren fiili evliliği, uğradığı ihanetle sırtından vurulduğu gün sonlandı. Yıllardır verdiği hukuk mücadelesi sonuçlanmadığı için kâğıt üzerindeki evliliği hâlâ devam etmektedir.
Hayata daha başından on sıfır yenik başlayan Gazi Şahin, 2017 yılında açıköğretim ortaokulunu, ardından açıköğretim lisesini bitirdi. Yaşamı boyunca uğradığı haksızlık ve hukuksuzlukla mücadele azmini yitirmedi. 2021 yılında üniversite sınavlarına girdi. Sınav barajını geçti ama hayalindeki hukuk fakültesini kazanamadı. O günden beri her yıl üniversite sınavlarına hazırlanmakta olan Gazi Şahin, sağlığı elverdiği, ömrü yettiği ve hukuk fakültesini kazanıncaya kadar bu mücadelesini yılmadan, usanmadan sürdüreceğini söylemektedir.
İçindeki fırtınaları dizelere dökmeye daha çocukluk yıllarında başladı. Kalem ve defter onun en kadim dostları olmuştu. Ruhunu, halk müziği ve Alevi-Bektaşi kültürünün Âşık Veysel, Mahsuni Şerif, Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top, Musa Eroğlu… gibi büyük ustaların eserleriyle besledi. Onların kasetlerini, plaklarını, köy odalarındaki sazlı sözlü sohbetlerini dinleyerek yoğruldu. Mayasını onlardan aldı. On İki İmamlar’ın çilesini, Yunus Emre’nin merhametini, Pir Sultan Abdal’ın kararlılığını, Narmanlı Âşık Sümmani’nin Gülperi’ye olan aşkını, yolsuzluğa ve yozlaşmışlığa karşı taşlamalarıyla tanınan Neyzen Tevfik’in isyanını özümsedi.
Gazi Şahin, acıyla yoğrulmuş ama hiçbir güç karşısında asla eğilmemiş, dürüstlükten ve hayallerinden vazgeçmemiş bir halk ozanıdır. Şiirlerinde, Yunus’un şefkatiyle Pir Sultan’ın kılıcını, Mahsuni’nin isyanıyla Neyzen’in hicvini bir arada yaşatmıştır.
Bu kitap, kötü olmayı beceremeyen bir adamın dobra ve yaralı yüreğinden çıkan ve bitmeyen hukuk mücadelesinden dökülen dizelerin hikâyesidir. Doğruluk ve dürüstlük uğruna her vurulduğunda yeniden doğan bir yanık yüreğin, Gazi Şahin’in hikâyesidir.
Onların özlemini yüreğinin en derinliklerinde hissettiği Demet ve Deryacan adlarında dünya tatlısı iki kız çocuğunun babasıdır.
Eserleri
2020 yılında çıkartmış olduğu
ÜŞÜRÜM SENSİZ isimli şiir kitabı.
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!