Bir zamanlar Dersim Benim yurdum idi,
Mahrumiyet içinde, ama insanlar mutlu idi,
Deyimlerde; Ah vatanım diyen Bülbül gibi,
Canlar Ben köyümü Özledim.
Evlerimiz kerpiçtendi, yoktu boyası,
Yola düştüm, yollardayım,
Umarım yok, çok dardayım,
Elim durmaz, hovardayım,
Gel dedin de, gelmedim mi?
Sulu gözlüyüm, çok ağlarım,
İktidarlar, asla rahat vermezler Şaire, Ozan'a,
Ozan da zaten köşesine çekilip duran değil.
Kaşın kara, gözün ela deyip, tıkarlar zindana,
Gözün pek, gönlün gani, inan ki helal sana.
3 Nisan 2010
Ey benim saf ve temiz meleğim,
Ferhat olup, hangi dağı deleyim?
Çağırda, koşup yanına geleyim,
Ferhat külüng'ü vurur 'delin' diye.
Dost saki oldu, ben elinden içtim,
Darı ekerler, yol üstüne,
Namaz kılarlar, diz üstüne,
Zoru görünce, baş üstüne,
Olmaz olsun böyle mertlik.
Ne kaloriferi var, ne soba,
Anan-baban senin için iyisini yaparlar,
Yarattıkları dünyalarında sana taparlar,
Hüsrana uğratırsan, acaba ne yaparlar?
Sen onların medari iftiharısı, Selma'ım.
Daralmış gönlüme ferahlık getirdin,
Ekim de çiftçi atar toprağa buğdayı,
El yordamıyladır, hesaplanmaz sayı,
Tane bekler toprakta sabır ile,
Yer yüzüne çıkar, yağan rahmet ile,
Gelişir, kardeşlenir, bekler karı,
Kışın yorganıdır, üşütmez bari,
Bir sözüm var dinleyene.
İbret olur bilmeyene,
Hikaye bu ya,
Leylek ile Kartal,
Doğaları ayrı olsa da,
Arkadaş olmuşlar,
Dostlar hasretle yatar, dertle kalkarım,
Bu çileli ömür bana babadan miras mı?
Yanan çıram sönmüştü, yeniden yararım,
Sırtıma giydiğim şal - şapik bana kıras mı?
Olmayacak şeyler için başımı sokarım derde,
Hasret hasıl oldu, çok arzuladım sılayı,
Ben dağ dilemiştim, Hakk verdi ovayı,
Yaz aylarında düşünmüştüm bu seferi,
Yolculuk için, tercih ettim Hazar'ı.
Yol boyunca tazelendi aklımda hatıralar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!