Yatsı namazından sonra soyunurduk pijamalarımıza
Prefabrik bir koğuşta, bilinmezden gelen Ay’ın çıplaklığında…
yan yana sıralı ikili ranzalardan birisi yatak olurdu uyuyabilene,
uyumamız da gerekirdi hani, birkaç saat,
iki-dört nöbetini uyuklamadan tutabilmek için;
pamuklarla sarıp yastık kılıflarına saklardık hayallerimizi,
uyumaya değil, derin hayallere koyardık başımızı…
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta