Birinci sayfası: Anti-haberler:
Yağmur yağdı, İstanbul’u sel aldı
Dünyalık varlıklar çöpe yollandı.
Hükümet yıkıldı, enkazı kaldı
Üç günlük sefası hüsrana daldı.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Basına yerinde eleştriler...Şiir de çok güzel...tebrikler
farkli bir calisma olmus benim acimdan !begeni ile okumak haz verdi...
Televizyon, gazete, dergi... Bunlar niye icat edilmiş? Yararlanalım diye, değil mi? Spor yapılır, dostluk için. Paralar mafyalara saçılır. Magazin yapılır, bilmem, ne için? Paralar büyük patronlara (!) gider. Tabaklar kırılır gazinolarda, zevk için. Sonra gelir adamlar gazetelere manşet yapar. Bıktık artık...
Yeter... Televole yok mu? Veya pazar sayfası? Ne bu kara kara haberler.. Biraz gülelim demezler mi?
kendimi aynı gazete okur gibi hisstettim tebrikler fatih demi
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta