Konuş Mustafa Suphi
İntikamını alamadık
Yetmedi can verdiğin toprakların
Çiçeklerini koparttık
Sevgimizi anlatamadık
Çiçekleri avucumuzda kuruttuk
sesim sana yetişir mi Mahir?
o son bakışından
bugüne kaç kış geçti bilmiyorum
ama her şey hâlâ çok ağır.
o dağı, o evi, o kuşatmayı bilmem
ama içimde her gün yaşıyorum.
Ferman verileyazdı, kaçak oldum
Ölüm geleyazdı, aşık oldum
Aşk gideyazdı, korkak oldum
Ağlayan oldu, ağlanan oldum
Ferman okundu can oldum
Hüzünün bileylensin
Varlığın hatırlasın bizi
Henüz elveda demedik çünkü
Demeye çalıştık belki
Ama diyemedik
Hüznün kadar gerçek varlığımız
Büyük bir oyun kurarak
Ve oyunu kaybedeceğimi bile bile
Bile bile tasarlamak
Kaybetmenin leziz duygusunu en başından
Yakalayıp yazarak
Büyük bir oyun kurarak
Ey sevgili kız,
Üzerimden sildiklerin
Onun dünyasında
Bin kez battıklarımdan
Bin kez boğulduklarımdandır
Yıldızlardan zorluklara
Eriyen bedenimi düşünme
Göğü giydim üstüme
En sert zemheride
Öyle sandığım günde
Daha sertinde
Yine giyeceğim göğü üstüme
Şairler doğar,
yanarak ve yakarak,
varıştıramadıkları,
boş vakitlerini yakarak.
Ve onların ateşiyle,
ısdırapla yanarak.
kapı çalındı.
rüyamın ortasında
çocukluktan uyandırıldım.
ellerim kalem tutacak yaştaydı
ama duvara yaslandı önce
sonra kelepçeye…
beni gördün mü hiç,
sokaklarda çarpışırken
duydun mu hiç
sloganlarımızı haykırırken?
üstümde gezdirdin gözlerini
ve çevirdin hemen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!