7 Nisan 1932 - 7 Haziran 2012
Çevik huylu zorbayı Bir yitirdik, Bir bulduk
Temizlik kazanında silme/süper kir bulduk
Gün oldu eşkiyalar bağladı tüm yolları
Gün oldu intiharı düşünen beygir bulduk.
27.06.2009
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




zorbalar çevik olmaz
babaları uyuşuk
gider -gelir yorulmaz
son gidişe doyulmaz
Insanlik
insanlik yakiliyor...!
insanlik
bugun 2 temmuz
madimakta yakiliyor
alevler içinde yaniyor
insanlik
Dersim,çorum,sivas
Mara$'tir yaniyor,
bugun 24 aralik.
az degil malatya'da yapilan hayvanlik
yeter... yeter... yeter artik
biraksinlar yaptiklarini beyhudeler
yaptiklari'dir...
ihanet,inkàr,salak
lik
aci,
zulum,
izdirap çekmek için mi yaratildi..
insanlik.?
.
.
.
*
Biz de Üstadi okuya okuya büyüdük.Saygilar uzun ömürler Üstad.
Bizler ettik biz bulduk,çevik huylu zorbayı,
İş işten geçti artık doldurdular torbayı.
Umurumda mı dünya,dünya onların olsun,
Sen içmeye devam et önündeki çorbayı.
ÜSTADIM ABDURRAHİM KARAKOÇ'a
Ellerinden öpüyorum evvelâ,
Bu millet canından bıktı Üstadım!
San ki bizi buldu her gelen bela,
Değirmenin cılkı çıktı Üstadım!
Çıkar için dostla açtık arayı,
Kaç yıl geçti saramadık yarayı!
Yaradan’dan çok sevmişiz parayı,
Akıllar nereye baktı Üstadım!
Kör gidermiş, şu dünyaya kör gelen!
Yıllarca düşündüm nedir zor gelen?
Şimdi diyeceğim vallah her gelen,
Başımıza çivi çaktı Üstadım!
Bol keseden attı kara sıpalar,
Bugün bile, bak ağlıyor tepeler,
Oğlanların kulağında küpeler,
Devir oyun bozan vakti Üstadım!
Çare sandık bir hıyarın tekini!
Uzak derken göremedik yakını,
''Hasan bile'' alamadı hakkını,
''Emine'' kafaya taktı Üstadım!
Şeytan kovalıyor melek kaçıyor,
Dünkü çocuk ağzımıza s... yor!
Torpil, rüşvet, her kapıyı açıyor,
Bu nasıl adalet, haktı Üstadım!
Karga gibi bir kılavuz tutmuşlar,
Umut derken bataklığa batmışlar,
Memleketi parselleyip satmışlar,
Bebeler uykudan kalktı Üstadım!
Vatan baştan başa başlar ağıda,
Hasret kaldık Fatih gibi yiğide!
Her gün şehit verir iken doğuda,
Hükümet canımı sıktı Üstadım!
Değişmez bu düzen kuru laf ile,
Senelerdir kandırıldık saf ile,
Yapmayın, etmeyin, dedik nafile,
Her gelen burnunu soktu Üstadım!
Düşman hangi safta, dost hangi safta?
Anamız dinimiz ağlar her hafta,
Bin yıllık türkümüz dururken rafta,
Pop'a karşı gelen yoktu Üstadım!
Aklı yoktur cahilleri övenin,
Vatan sever yiğitlere güvenin,
Günden güne ünü arttı devenin,
Gözünü gözüme dikti Üstadım!
Çığ gibi yükselir angutu-toy'u,
Dedim bu millete bırak uykuyu,
Kuzu gibi besliyoruz Apo'yu,
Sakarya'da şafak söktü Üstadım!
Nemru'da dost olan nursuzlar çıktı,
Hazineyi soyan hırsızlar çıktı,
Sayamam dağ boyu arsızlar çıktı,
Ne diyem, bağrımı yaktı Üstadım!
Türk'ün Türk'ten başka dostu yok dedik,
En büyük darbeyi yine biz yedik,
Biz devlet babadan huzur istedik,
Ağrımız, sızımız çoktu Üstadım!
Daha çok bekleriz! Ey başını ey!
Allah’tan korkun da duyun bizi hey,
Yüreğimi ta derinden yakan şey,
Bayrağımız boyun büktü Üstadım! ...
28 / HAZİRAN / 2009
Gökan Öztürk
Not: Cemal Gören hocam bu şiiri Üstadımıza ulaştırırsanız çok sevineceğim... Ellerinizden öperim... Selam dua ve muhabbetle...
Zorbaların kazanı kaynamaya görsün
Ne temizlik kar eder ne de yiğitlik
Eşkiyalar sarmış herbir yanımızı
Biz bu imtihanları çoktan kaybettik
Yüreğinizesağlık üstadım...
Kibarca hiciv de üstünüze yok be üstad,ne kadar da güzel oturmus yahu
selamlar ve hürmetler efendim...
Şiir nasıl yazılır, hiciv nasıl vurulur. Bu suallerin cevabını ben senden öğreniyorum Üstadım, ve herkese de tavsiye ediyorum. Ellerinden öpmüşüm.
kağıt gemi yüzdürmek deryada
ve elinde bulununan güçle kahraman sayılmak
kime göre
çıkarlarına hizmet ettiklerine göre
yani ölçü bu olursa
kahraman kim korkak kim
hain kim vatansever kim
bun kıstası artık topluma göre değil de hizmet edilen kişi veya guruba göre oluyor
velhasılı kelam usta
ben hiç bir gariplik görmedim sizinde bunu çok iyi bilmeniz lazım
ama şiirsel tepkidir olabilir
size bir sır vereyim mi!
insandılar
bende insanım
işin aslı bu
güç elinde olunca cihana kafa tutan
gücü bitince fareden korkar olmuşşş
büyütecek bir şey yok bunda
saygılar
No comment!...
İçinda yaşadığımız zamanın Üstad'da bıraktığı izlenim böyle ise bize eyvallah demek düşer...
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta