Gün atımında Tan yerleri ağarmadan Uğuldayan seslerdi Gırtlaklardan yayılan
Marş söylüyorlar dedi Seslere alışkın gardiyan Yankılanmıyordu bile Hücrelerden ötelerde
Bu kadar disiplinli olurdu Beyninde mazlum bin mahkum Yerinde sayıyordu yürürken Beton duvarların suskunluğuna inat
Karanlık yolların yordamında Demirden ranzaları omuzlarında Yürüyüp gideceklerdi sanki Duvarları geçemeyen seslerle sılaya
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta