Derdin kovasını ben boşalttıkca
Mutlaka dolduran var boşalmıyor
Deveyi hendekten her atlattıkça
Kazılan hendekler çok aşılmıyor
Vuslatı kaçırdım koştum ardından
Vereme müptelâ oldum derdinden
Sâhibleri sürgün etti yurdundan
Çok seğirttim amma ulaşılmıyor
Gonca gülü açılırken soldurdu
Civânları doğar iken öldürdü
Şeytanına neşe verip güldürdü
İnsan şeytanıyla dalaşılmıyor
Dullarla yetimin yüreği azik
Zalimler; zulüm etmeyin yazık
Demiyor, irâde elinde hazık
Başı dik alın ak dolaşılmıyor
Müminler müminin gardaşı der dîn
Gardaşım nerede mümin mi dedin?
İslâmi olmayan her şeyi yedin
Ağzından i….ne şaşılmıyor
Havva, havva ile parkın içinde
Zeker, zeker ile börkün içinde
Edep hayâ yoktur farkın içinde
Mümin mi münkir mi anlaşılmıyor;
Mehmedime karşı yetmiş düveller
Dün düşman idi bu saf tutan eller
Askeri: gelince çekirge yeller
Teknoloji ile savaşılmıyor
İSLÂMİ: İlâhi hikmet biliyor
Seat=kıyâmetin sonu geliyor
Allâh; “Senin, bu son savaşın” diyor
Neden gardaş, gardaş antlaşılmıyor?
18 Şubat 2020
Kayıt Tarihi : 18.2.2020 11:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!