...Buz gibi bir İstanbul gecesi... Sokaklarında sığınacak bir yeri olan hiç kimsenin ortalıklarda görünmediği bir saatte Kadıköy rıhtımında bir gölge ağır,aksak ve titrek yürüyordu...
Üşümüştü,yılgındı gözyaşları yanağından süzülüyordu…
Evim dediği evi bildiği yerden atılmıştı sebep yoktu sebep saçmaydı gerçek olan artık istenmiyordu itilmişti kapıya bırakılmıştı…
Üşüyordu ve nereye gideceğini bilmeksizin yürüyordu…
Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.
Devamını Oku
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.



