Taşın ve demirin katı hükmü altında dönüyor dünya.
Derebeyler tahtında kilitli, zihinler paslı zincirlerde.
Veba sokaklarda sinsi bir hançer gibi yürürken,
Korku kutsal bir gölge sanılır, kuytu perdelerde.
Cennet satılır, günahlar ateşle takas edilir.
Kandiller cılız, karanlık ise aşılmaz bir sur.
Ama gizli matbaalarda, kâğıdın sessiz hışırtısı,
Zulmetin kalbine sızan en keskin kusur belirir.
Sen Galileo; gözlerin evrenin sonsuzluğuna mühürlü.
Sarayların yapay ışığından çevirmişsin yüzünü.
Halk açlığın koynunda, sen uzayın derinliğinde.
Okuyorsun o dilsiz ve kadim gökyüzü sözünü.
Seni bir odaya kapatsalar da göğü alamazlar elinden.
Hücren genişler, sığmaz olur zamanın darlığına.
Engizisyon önünde diz çöken o yorgun gölge,
Bir ışık bırakır insanlığın mutlak karanlığına.
Dudakların yasak bir hakikati fısıldarken dünyaya.
Hüküm silinir, asıl şimdi başlar büyük devinim.
Siz beni bir duvara, kendinizi bir çağa hapsetseniz de;
Yine de dünya dönmeye devam edecek!
Kayıt Tarihi : 31.12.2025 20:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!