Gaddar Prenses (Kurbağa Prens Masalından ...

İlhami Güneyler
227

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Gaddar Prenses (Kurbağa Prens Masalından Esinti)

Bir zamanlar yedii güzel kızı olan bir kral varmış.
Bu kızların en güzeli en küçük olanmış.

Ey kralın;
İçten gülüşü yüreği derinden yakan
Gaddar prensessi yüreğimdeki kül bulutlarını korladın
Damarda durmuş zamana hayat iksiri verdin
Kurumuş köklere can suyu serptin
Bir busede merhabayımı kıskınırsın şimdi
İçten seslenişi yürekleri yakan gaddar prenses


Güzel günlerde sarayın yakınındaki serin gölün kıyısında altın topuyla oynamaya bayılırmış.

Sessiz sessiz izlerdim seni, peri masalında
Nilüfer çiçeklerinin hoş kokusunda
Sessizlik çökmüş yalnızlığın gölgesinde
Perilerin haset bakışları arasında
Hayran hayran bakardım sana
Uzatsam elimi yetişmez bir yıldızdın bana
Çaresizliğe mahkum ettin
Oysa bir gülüşün
Yeterdi bana gaddar prensesim


Bir gün kız topunu havaya atmış ve beklenmedik bir şey olmuş.
Top göle düşmüş! 'Topum gitti! ' diye ağlamış kız.

Gülüşünde baharlar açarken
Gözyaşında güz getiren yaram
Karabulutlar devriyede dört bir yan
Bendi kırık göz pınarlarının
Oluk oluk akar yüreğime yaran
Gül yüzüne bahar için fedadır bu can
Ey herşeyi yoktan vareden yaradan
Şükürler olsunki duasını duydun
İşte fırsat,kulun gariban...
Bekle beni geliyorum gaddar prenses....

'Ben senin topunu getiririm,' demiş gölün kıyısındaki küçük bir kurbağa.
'Ama benimle arkadaş olacağına, yemeğini paylaşacağına ve geceleri yatağına alacağına söz verirsen, '
diye devam etmiş kurbağa.
'Tamam ' demiş kız.
Ama kurbağa suya dalıp kızın topunu ona gerir vermez koşarak saraya dönmüş.

Ey kralın gaddar prensesi
Bir sözüne kurban bu can feda etmiş kendini
Getirmek için güz yüzüne güneşi
Yüreği kırık bırakıp gitmek olurmu şimdi
Ateşe düşmüş sevgi,
Gamsızlıkla vurulurmu şimdi....


Akşamleyin kral ve ailesi sofraya oturmuşlar.
Tam yemeğe başlamak üzerelerken kapıdan bir vraklama sesi gelmiş.


Ey kralın gaddar prensesi,
Bu gariban yaradan kulu değilmi
Güz yüzüne baharı getirdi
Bir dileğini çok görme şimdi


Küçük prenses duymazdan gelmeye çalışmış.
Ama kral meraklanmış.
' Kim o? ' diye sormuş.
Prenses bunun üzerine kurbağaya verdiği sözü babasına anlatmış.
' Söz sözdür kızım,' demiş babası.
Böylece prensesin nefret dolu bakışlarına rağmen kurbağaya sofrada yer verilmiş.


Ey kralın gaddar prensesi,
Bahar gülüşüne karayel düştü şimdi
Bulut bakışların şimşek olup deler yüreğimi
Garibanlığımdan sevmesende beni
Yıldızken bana yanındayımya şimdi
Dünyalara değişmem bu serveti

Yemekten sonra kız tek başına yatağına yönelmiş.
Kurbağa masadan, ' ya ben ne olacağım? ' diye vraklamış.
Kral kızına, 'Verilen sözlerle ilgili söylediklerimi unutma' demiş.
Prenses kurbağayı yanına alıp odasına götürmüş ve bir köşeye bırakmış.
' Yastığına gelmek isterim demiş,' kurbağa.

Ey kralın gaddar prensesi,
Saçlarına dokunmak vardı
Yıldız olan sen yanımdayken şimdi,
Koklayarak öpmek her telini,
Hasrete hazırlık yapan bir yolcu misali
Gurbete yoldaş,sen doldurmak gerek beni


Prenses gözyaşları içinde kurbağayı yastığına bırakmış.
Tam o anda kurbağa yakışıklı bir prense dönüşmüş.
'Korkma, ' diye gülümsemiş.
' Bir cadı beni kurbağa yapmıştı ve bu büyüyü ancak bir prenses bozabilirdi.
Umarım arkadaş olabilirz.
Hem bak artık bir kurbağa değilim.''

Ey kralın gaddar prensesi,
Kara bulutların yalnızlığıydı üzerimde gezen
Bir dilhem acı, bir dilhem hasret, sessizlikten
Damla damla berekettir akıttığım yürekten
Masal dünyasındaki serüvenden
Bir prenssestir aradağım gönülden
Bir busesi güneşten,bir busesi yürekten
Bir prensesin yediverenidir beni çeken
Gökkuşağının güzelliğinden
Bir busesine canını verdiren


Prens ve prenses çok geçmeden evlenmişler
ve düğünlerinde
tabii ki bazı yeşil dostlarını da davet etmeyi unutmamışlar.

onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine
gökten üç elma düşe,masal bitiminde
biri gaddar prensesin üstüne
biri okurken gülümseyenlerin eteğine
biri teşekkür edenlerin yüreğine
tatlı bir haz kalır yüreklerde
masallardaki mutlu son varırmı ki gerçeğe
gaddar prenses bile
yelkeni fora etmişken sevgiye
güneşten yürekten bir buse çokmudurki bize
yürekler bir yürek ise
lugatta açılımı sevgi ise
içten bir buse çokmudur bize
yüreği korlayan kelimelerinde.....
baharın yedi renginde
öbek öbek bezeliyken kır çiçekleriyle
arının tek kır çiçeğine,
sevdasına şaşkınlık niye...
ateş böcekleri yalan aydınlık saçarken geceye
ağustos böceğinin çığlığına sessizlik niye
bir çağlayanken yüreğimde
içten bir buse çokmudur bize

Not: KURBAĞA PRENS MASALINDAN ALINTI YAPILARAK YAZILMIŞTIR

İlhami Güneyler
Kayıt Tarihi : 26.5.2010 22:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Küçüklüğümüzün kurbağa prensini bilirmiyiz unutulmaz masallardan ya prenses gaddarsa bakalım ne olur birde benim kalemimden dinleyelim

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İlhami Güneyler