........Sevgili yurdum insanı.Hepimiz bu toplum sıvısı içine doğduk.Elbette bu toplumun gelenek,görenek ve dinsel inançlarına sarılacağız.Gözümüzü açtık ne gördüysek onlar bizim değerlerimiz olmuştur. İnsanoğlu ne kadar çok bilgilenirse değerler ve olaylar konusunda derinliğine bakış açısı oluşturur.
Derin düşümek demek ne demektir? Farkındalıktır. Bir örnek vereyim size:
Bir kahvehaneye,lokantaya ya da düğüne gittiniz.bulunduğunuz ortamda sadece bir ya da iki şeyi mi görürsünüz? Ya da bulunulan mekanda kaç kadın,kaç erkek,kaç çocuk,kaç masa,kaç sandalye,kaç ampul,kaç,kaç...
vardır. Farkındalık budur. Her nerede olursanız olun,hangi düşünce size iletilirse iletilsin,hangi sözler söylenirse söylensin,hangi film gösterilirse gösterilsin ondaki bütün detayları algılayabilmek. Mekanın,olayın,düşüncenin,
söylenenin,uygulamanın bütünü boyutlarını görebilesiniz.Bütünlük meselesi işte bu.Her şeyi görebilmek...
.......Türkiye tartışıyor,tartıştırılıyor. Burada bir gizli amaç var mı yok mu? Örneğin gerçekten Hasan Amca'nın duyguları kadar aziz midir bize tartıştırılan konuyu önümüze sürenler için.(mesela türbanı.)
......Hasan Amca,Aliye teyze ve üniversitedeki kardeşimizin düşündüğü saflıkta ve boyutta mıdır,ileri sürülen?
......Sizlere şunu söylemek istiyorum.Mikro gördüklerimizle makro sorunları çözemeyiz.Bunu şöyle algılayın:
.....Türkiye'nin borçlarını ilkokuldaki sevgili Berk yavrumuzun harçlığıyla kapa-tabilir miyiz?
.....Türkiye'ye 1947'den bu yana dayatılan bir siyaset var.İşte bu siyaset toplu mu tıkanıklığa götürüyor.Mandacı siyaset. Bunu şuradan çözebilirsiniz Türkiye'de seçimler oluyor seçim olmadan önce Amerika ve İngiltereye seçim anketleri gidiyor.Niçin? Anketçi Erhan Göksel'e bir sorun neden bu anketleri yaptıktan sonra İngiltere'ye gönderdin.İngiltere yakacaksız kalacak ta yarım ton kömür, bir teneke yağ on kilo pirinç mi alacak Türk siyasetinden.Tabiiki hayır.
...Türk siyaseti Türkiye'nin öz siyaseti değildir.Türkiye'nin türbandan tutun hiç bir gündemini Türkiye belirlemiyor.Siz 1947'den bu yana ve son 6 yıldır da Amerika,İngiltere,İsrail,Yunanistan ve AB ülkeleriyle hangi gizli anlaşmaların yapıldığını ve hangi şirketlere hangi şirketlerimizi ve fabrikalarımızın satıldığını
biliyor musunuz? Türban konusunu bugünkü yöneticiler kızlarımızın başını örtmek için değil aslında makro(Büyük çapta) düzeyde Türkiye aleyhinde yaptıklarını örtmek için yaptığını biliyor musunuz? Eğer siz lokanta da sadece aşçının başındaki bereyi görürseniz Türkiye'deki mevcut siyasi konjoktörde türbanın masumluğunu görürseniz ne lokantayı ne de AB ve ABD nin maşalarıyla başımıza ördükleri çorapları göremezsiniz.
......Bunları niye yazıyorum. Bunları asıl amacı, gündemi oyalayanların bütün davranışlarını anlamadan birbirimize düşmeyelim.Ben tarikat ve cemaatleri o kadar eleştiririm.Ama asla hakaret etmedim. Onlar benim ülkemin insan ları ve canımdır hepsi.Bu ülkenin insanlarının hepsi benim canımdır. Asla kimseye bir arpa tanesi kadar kötülük düşünmem.Ama bu yanlış gidişatı eleştirmeme,hatırlatmaya,söylememe engel değildir:Vatan benim aşkım dır.Türkiyem benim aşkımdır. Türkiyem doğduğum yer, suyunu içtiğim ekmeğini yediğim vatanımsa,ben onu korumalıyım.Üstünde yaşayan insanları da mutlaka ve mutlaka sevmeli ve korumalıyım.ABD ve AB ülkelerinin maşası olanlar da nihayeti bizim ülkemizin çocuklarıdır.Onlar yanlış yapabilir mi? Evet.Sigortası var mı, evet.Biziz sigortası. Çok çalışarak,çok okuyarak,bilime sarılarak onları da yanlışlardan döndürebiliriz.
.......ABD ve AB 'nin bizim ülkeden beklentileri farklıdır.Üniversiteye giden kızımızın başını örtmesindeki beklentileri farklıdır.Eğer bizim kızımız başımıza örülen çorapları görürse işbirlikçileri diskalifiye eder...İşbirlikçiler uçağa atla yıp 11-12 saate Amerikaya'da kaçabilirler.Mesela İran Şahı Rıza Pehlevi 1978'de altın kaplamalı tuvalet bulunan uçağıyla kaçmıştır ülkesinden.
...............Ama biz bireyler olarak bu ülkedeyiz.Tek tek.Tartışacak mıyız.Evet tartışacağız.Siyaset konuşmayalım, demeyin hayır konuşacağız.Öyle siyaset konuşmalıyız ki yarın Bush hangi siyaseti yapacak onu tahmin edecek kadar olmalıyız.Siyaset ekmektir,siyaset aştır,siyaset eğitimdir,siyaset refahtır,siya
set her şeydir.Tartışmayın derler ya hayır tartışın.Unutursunuz her şeyi takip etmezsiniz sonra Mustafa Kemal'in dediği gibi...'' Dahili ve Harici bed hahtlar.....bizi uçuruma götürebilir.
......Bütün yapacağımız şey kalpleri kırmadan, birbirimize hakaret etmeden
hatta hakaret edeni susturmak için onun siniri geçsin diye bekleyerek onun siniriyle de mücadele ederek yani sadece ve sadece fikirleri birbirine düşürmeliyiz. Fikirler çatışsın,insanlar değil. Saha da ki topu kullanmak nedir,görevdir. Bu görevi yerine getirirken asla bir futbolcuya çelme takmadan oyunu bitirmektir. Ama ülke oyun da değildir.Ülke ekmektir,ülke topraktır.
......Sizi bölmeye çalışan iç ve dış bedbahtlar oluyor.İçtekileri ancak bütünlük gücümüzle yanımıza alabiliriz.Türkiye'ye zarar verdirmeyiz. Tek yapacağımız şey tartışma kurallarına uymak, bize zıt fikri olan insanları da sevmek,saymak fakat durmadan okumak.
......Bana bu sayfalardan 'Sen müslüman mısın? diye eleştiriler geldi.Gelsin.
Aslında bir kişinin bana veya size kızması neden, ona yeni bir fikir ve bakış açısı sunuyorsunuz o da bu bakış açısına hazır değilse bağırır. İşte her şeyi bütün olarak ele almalıyız. Bana 'Sen müslüman mısın? diye kızana ben kızmam. Onu ilgilendirmez. Onu Allah bilir. Gaybı yani.Ama ya aziz arkadaş Kur'an ın yüzünü açmamış da şeyhlerden dolma bilgiler almışsa.Onu da düşünmem lazım. Din ve inanç akıldadır,idraktır yani.. Ben eğer inanmıyor sam bana hiç kimse inandıramaz.Herkes de böyledir.İnanır görünür,ama inanmaz.Bu yüzden inanç konusunda baskı olmaz.
......İslam diye bir dinimiz var.Ama biz acaba lokantadaki bütünlüğü görmek gibi Kur'an daki bütünlüğü de gördük mü? Mealinden okusak ya? Kim der ki mealini okumak günahtır.Dün ben Meryem suresini okuyorum.Üçüncü defa Kur'an'ı okuyuşum. Diyorum ki kendi kendime Türkiye'de din bilginleri susmuş; dededen, babadan alaylı yetişmiş şeyhler bize fetva veriyor.Niye susuyorlar çünkü İran öldürttürüyor. İran'ın bizden alıp veremediği var mı tabi var. Kendine kurduğu devleti korumak için laikliği tehlike görüyor. Suudi Arabistan'da Türkiye'deki muhalif dincilere finans sağlıyor.Her iki ülkede de Kur'an'a göre yönetici yok. Bizim Atatürkçülerimiz kadar değerli değiller. Ölen Kral Faysal'ın İspanya'daki tatil köyünü ve yaşantısını biliyor musunuz? Bilmem diyeceksiniz? E tabi gece gündüz okumazsak takip etmezsek siya seti lokantanın sandalyelerini,masasını! görebilir miyiz?
......Herkese sesleniyorum.Lütfen değmeyin birbirinize bu günler geçecek. Geçmişteki yöneticilerin amaçlarını nasıl öğrendik ise bugünkülerini de öğreneceğiz.1980'de Kenan Evren ilkönce Amerika'ya bir haftalık ziyaret ederek Ertegün Ailesi kanalıyla Amerikan başkanıyla görüşerek ABD desteğini alarak Türkiye'de ihtilal yaptı. O gün En çok sevinenlerden biri de benim. Günde 20 kişi ölüyordu.Boğuluyorduk çaresizlikten.Yaklaşık beşbin kişimizi kaybetmiştik.Ama Kenan Evren'in daha bir kaç ay önce açıklaması ne idi? ''Ben Türkiye'nin eyaletlere bölünmesi taraftarıydım.Ama arkadaşlar kabul etmedi.''Acaba Amerika'ya öylemi söz verilmişti. Sonra kitapların yakılması suçlu suçsuz neredeyse bir milyon insanın sorgulardan geçiril mesi.Bunlar da ihtilallerin eksileridir.(Lokantadaki eşyaların yerini tam bilemiyorum.) Bu yüzden OHAL valiliklerini de oluşturmuş.
......Bizim Türk insanı olarak eksiğimiz okumak, ve derinleşmemek. O yüz den hep hüsran, hep kandırılmak.Şimdiki yöneticilerin şu anki amacını 20-30 yıl sonra anlamak...
.....Ben derim ki bizim hepimizin ilk ve en önemli görevi Kur'an'ı Kerim'i mealinden herkesin okuması.Çünkü dinimizde olmayan şeyler dinimize
yama yapılmış.Bu yamalar işbirlikçilerle emperyalistlere yarıyor.Bizim dinimizi,dini eğitimimizi onlar yönlendiriyor.Biz o kadar zavallı o kadar kişiliksiz bir millet miyiz? Mehmet Akif Ersoy ne demişti:
''Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım! ''
Evet ama çılgınları durdurmak için okumamız lazım.Daha Türkiye'de Kur'an'ın ne dediğini anlayan toplum olamamışız.Kur'an'ı okumuyoruz haksız zekatçıların kitaplarını okuyoruz.Onların yazdıkları bizim dinimiz oluyor,haşa!
Bu ne bir müslümana ne bir Türk'e yakışır.Bu tembellik olmamalı.Olunca ne oluyor İlahiyat profesörü açıklıyor ama insanlar dudak bükerek şeyhinin anlattığına sarılıyor. Eğer gerçekten müminlik varsa.Mümin dine emek verir.
Eğer gerçekten vatanseverlik varsa vatansever ülkesine emek verir.
....Beklentili olmaz.Çalışıp kazanır.Engelleri aşar.Ben öyle köyler gördüm ki su borusu patlamış altmış santimetre derinlikteki boruyu yapmıyor devlet yapsın diyor 700 metreden su taşıyor.(Elime kazma kürek kürek aldım da kendim uğraştım.) Vatandaş hiç hayat mücadelesi vermiyor.14 çocuk yaparsın geçip karşımızda ağlarsın.Yükünü çekemeyeceğin çocuğu neden yaparsın,niçin?
........Ama biz bilinçlenmezsek İngiltere ne der sana doğur Kürt nüfus artsın sonra Türk ile çatış. Çatış ki Musul, Kerkük petrollerini hep ben sömüreyim. Ben ne diyorum eğer 14 çocuk yapacaksan İngilterenin İslam dinini kullana rak çocuk yap empozesi yerine, kendi iradenle çocuk yap.
.......İşte sorun bu.Türk milleti asla ülke yönetiminin iradesini eline alamıyor. Tembeliz, okumuyoruz.Okumak ne yapar:Okumak sağ beyni müthiş derece de geliştiriyor.Hayal gücü artan insan sorunlara şıp diye çözüm buluyor. Hayal gücü gelişen insanların sorunlara esir olması,Amerikaya manda olması mümkün değil.
.......Sakın biz birbirimize girmeyelim,sakın ola. Daha çok sevelim birbirimizi.
Kenetlenelim.Bu ve bundan sonraki hükumetlerin uygulamalarında ensele rinde, nefesimizi hissettirelim.Onlar da bizim insanımızdır.Düşmanlık ne kelime.Ama yanılmalarına asla izin vermeyelim.Herkese şunu söylemek zorundayım vatan söz konusu olunca,ekmeğimizi, aşımızı dünyada bir türlü kendi ülkesinde mutluluğu aramayan emperyalistler ülkemizi bölmeye kalkışırsa bu durumu anlarsanız sakın teferruatlar üzerinde durmayın.Birleşin kenetlenin.
......Mustafa Kemal dünyaya:
'' Yurtta barış dünyada barış:'' diye söyledi..
Ölümle,öldürmeyle hiç bir din,hiç bir ırk başarılı olmayacaktır:her türlü sava şın kazanan tarafı yoktur.Bu dünya fani, neden üzecekmişiz birbirimizi?
201 ülke var.201 kardeş sayın o kadar.Dünya öyle bir anne ki kimseyi aç bırakmaz.Öyle bir babaki kimseyi barınaksız bırakmaz.
İnsanlığa barış dileklerimle.
Dostlarıma sevgilerle
Delta S X
06.02.2008
Kayıt Tarihi : 6.2.2008 16:31:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)