Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
OPİA
İstanbul'da bir evde...
Yanındayım seni özlüyorum
Yanımda olman birşeyi değiştirmez.
Yüzünü izliyorum, ellerini özlüyorum.
Ellerini tutuyorum, saçlarını özlüyorum.
Saçlarını kokluyorum; saçların burnumda.
Saçların bir yana boynun da burada.
Boynunda bir Füsun öpüyorum etkisi uzun.
Derken dudakların ağzımın kenarında.
Ağzını ağzıma değdiriyorum,
Dudakların dudaklarımda...
Dudaklar bu sefer başka Füsun.
Alamıyorum kendimi etkisi çok uzun...
Sağ elim saçlarında sol elim boynunda.
Kalbim, kalbini öpüyor.
Duygular yoğun özlemim dinmiyor.
İlişkimizin çiçeği burnunda.
Çiçek soluyor sen gidiyorsun.
Artık ellerim boşta dudaklarım kuru.
Aklım sende sen başka yerdesin.
Ben yine İstanbul'da bir evde...
İstanbul'da bir evde.
Odamda seni düşünüyorum.
İstanbul'da olmam birşeyi değiştirmez.
Odamda seni düşünüyorum.
Seni düşünmek her şeyi değiştirir.
Bugün gördüğüm güzel kızın gülüşünü de.
Sen yapar, sana benzer, senden olur.
Seni düşündürür, seni anımsatır, seni hatırlatır.
Bugün gördüğüm güzel kız bir şeyi değiştirmedi.
Ben zaten seni her zaman hatırlıyorum istemsizce.
Seni hatırlamak bir şeyi değiştirmiyor.
Sen yine yoksun, ben senden yoksun.
Hiçbir şeyi değiştirmeyen İstanbul'da odamda...
Yok olman kalbimin zikrini değiştirmeyecek.
Kalbimin zikri beynimin fikriyle uyuşmuyor.
Bu da bir şeyi değiştirmiyor.
O hep seni düşünüyor, sana benzetiyor.
Seni hatırlıyor. İstemsizce değişmeden.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!