Ürperir içim durmadan
Hoş mu?
Mayhoş mu? Bilemediğim bir heyacanla
Depreşir her kalp atışında sanrı-m
Uzak da olsa
Ya kendisi
Ya meleklerinden biri
Hal-hatır sormacasına
Kırk yılın başı, gönül almacasına
Olur da bir gün
-Yeğdir, âlemin efendisi-
Geliverirse ziyaretime, Tanrı-m
.
Bir odun daha atmalı sobaya
Bir yeni cam takmalı
Yama da ister, yırtık çok perdede
Aziz misafirimiz var, cancağızım
En sert kabuklusuyuz acı patlıcanın
Çalmaz bize kırağı
İş
Üşütmemeliyiz O’nu bu zemheride
Ki
Alışsın ayağı
Çok şey istemem aslında
Yeter bana bu dört duvar
Yok, yok
Hoş olmasa da aramız
Gösteririz misafirseverliğimizi
Ve haddimizi de aşmadan
Bitişik komşumuzu öneririz
Ki
Onun daha çok ihtiyacı var
..
Bilmem neler pişirmeli?
Ne ikram etmeli?
Kuzum yok ağılımda, kesmeye
Kuyum yok, soğuk sular çekmeye
Bir kuru ekmek, katığı bir kaç zeytin
Cimrilikten değil, bilesin
Budur düşen payımıza
Dağıttığın nimetin
...
Sitem mi? Değil asla
Bilincindeyim tüm olagelenin
Varoluş, başlıbaşına bir büyük ihsan
Bir arzuhal, nacizane, bu dizeler
Biliyorum
Toz kondurmazsın kuluna
Lakin
Behimî duygular içinde insan.
kutbo
Adana 11.07.2010
Kayıt Tarihi : 3.6.2012 02:13:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bilincindeyim tüm olagelenin
Varoluş, başlıbaşına bir büyük ihsan ...
şair sitem etmiyor asla.
ki yaşıyor olmak bile ölümlerin sıradanlaştığı bu kılıçartığı günümüzde, en büyük sermayesidir insanın...
TÜM YORUMLAR (1)