Ben daha yokum 'Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim' demişti adam. 'Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere'. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. 'Ben yokum' demek istemişti birden, 'ben daha yokum'. 'Bu ev, bu sokak, bu şehir bu şehri ikiye bölen su daha yok.' Çoktan susmuşlardı oysa.
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla



