Ansızın oluyor, kuşlar gibi ansızın
kolların bir yana, gövden bir yana
ansızın geceye bir alev gibi savruluşun.
Ayakların altın yoğurur
ayakların uzak simyacı ayakları.
Neonlara karışıyor çoğalıyorsun
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




'Ayakların alyın yoğurur/ayakların uzak simyacı ayakları' cazla bunların ne işi var demeyin.Şair kadim olanla cazı birleştiriyor.
Siyahi bir kadın ansızın sahneye fırlayarak Afrika figürleri ile dans ediyor. Simyacı imgesi, dans figürlerinin kadim bir uygarlığa ait olduğuna işaret ediyor. O kadim uygarlığın bugüne ait görünümüne biraz şiddet karışmış, ama bununla birlikte masumiyeti ve temizliği de temsil ediyor.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta