El değmiş gibi rüzgâr saç uçlarını düzeltir,
gün eşiğinde durur; pencerenin demirleri
gölgede ince kıvrımlar çizer.
Yüzünde dağılmayı reddeden bir sükûnet var;
uzun bir yürüyüşün sonunda verilmiş kısa bir mola.
Yorgunluk, gülüşünün ardında sessizce oturur.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta