sekiz kişilik yurt koğuşunun
dışarı bakan ranzasında
-yani bana yatak olan ranzada-
pamuk gibi yağan karın,
bembeyaz rengiyle uyandım...
solgun yüzlü, benzi sararmış yaprakların,
boynu bükük ve sessizce göçünü izledim;
Sevgilim, bir günün ortası şimdi
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,
Devamını Oku
Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,
Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde
Uzat bana uzat ellerini
İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar
İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,




şiiri ilk eklediğin an gördüm ulvi....
boğazım düğümlendi ellerim kilitlendi senin o yüreğindeki değer var yaa...
neyse değerini mısralarındaki erdemlik gösteriyor...sevgiler insanlığına!
Güler her eve her yurda çok yüreklere girdi...
Ulvi Koçu'nun yüreği gibi...
Ama kararmış adalet havarilerinin yüreği,
Bir tek oraya, bir tek oraya giremedi.
Bu bir utanç belgesi.
Duyarlı yüreğin ve usta kalemin için kutlarım Ulvi.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta