sekiz kişilik yurt koğuşunun
dışarı bakan ranzasında
-yani bana yatak olan ranzada-
pamuk gibi yağan karın,
bembeyaz rengiyle uyandım...
solgun yüzlü, benzi sararmış yaprakların,
boynu bükük ve sessizce göçünü izledim;
Bir deniz bekliyorduk. Duvara çarpıp ölmesi gibi
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem
Devamını Oku
özgürlüğüne uçan bir kuşun. Anlamın
düğüm olduğu zamanlar. Bütün yaraları
denedim. Ağzımda kan tadı. Saklanacak
o su kıyısı uzakta. Dağıldım
yaşlandığım yol için. Hangi çağa gittiysem




şiiri ilk eklediğin an gördüm ulvi....
boğazım düğümlendi ellerim kilitlendi senin o yüreğindeki değer var yaa...
neyse değerini mısralarındaki erdemlik gösteriyor...sevgiler insanlığına!
Güler her eve her yurda çok yüreklere girdi...
Ulvi Koçu'nun yüreği gibi...
Ama kararmış adalet havarilerinin yüreği,
Bir tek oraya, bir tek oraya giremedi.
Bu bir utanç belgesi.
Duyarlı yüreğin ve usta kalemin için kutlarım Ulvi.
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta