Can yakan hasretin de var,
Olsun...
Yüreğimin susuzluğuna bir damla sevdan.
Benim hüzün çiçeğim her mevsim açar,
Olsun...
Her ne zaman olursa olsun gidişin
Zamansız gideceksin
Sen içimdeki coşkun ırmağın
Dinlenip durulduğu koylarısın
Ellerim uzanırdı sana, imkansız
Karanlık gecede yıldız olurdun.
Yazdığım bir şiirdin bazen, imzasız
Sonu gelmeyen bir mısra olurdun.
Yüreği yangınlarda bir Leyla'yım ben
İçimi dolduran aşka müptelayım ben
Her derdi def eyledim sabrı sükut ile
Bir tek Aşk denen kızıl hareyi...
Başına tac eylemiş divaneyim ben...
Onurlu bir intihar mıydı çaresi
Başımın üstündeyken masumiyet haresi
Aman boşver dedim oturup bekle
Hiç yoktu ki canımın ölesi
Bu kadar basitti yaşamak meselesi
Ve gittin…
Ardından
Delice bir rüzgar esti.
Öyle bir fırtınaydı ki
Her yanım buz kesti.
Hasretle başımı
Omzuna yaslarken,
İçimdeki hüsranı
Sen çekip al...
Ellerinle savur
Ardına bakma,
Kokun geliyor
Bilmem nasıl?
Bu ayrılıkta, bu yoklukta...
Sen geliyorsun yine
Canımın içi…
Dalıp gitmişken
Daha dün, hüsran çiçekleri ekip gönlüme,
Derin bir sancı vermişken yüreciğime,
Mutluluk getiren bir sözü yetti;
Teşekkür ediyorum biriciğime...
İçimde bir sıkıntı
Ama öyle böyle değil
Ruhum ezik, ayaktayım
Sanki o benimle değil;
Yerle yeksan…
Bulutlu da başım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!