Hava sağanak, genzimde kesif bir kasvet kokusu,
Attığım her adımın ardı, koca bir nedamet tortusu.
Bu yaşamanın bir faikası kalmadı Firuze;
Bir nesrin çıldırmalı artık şu kurak topraklarımda,
Topla git n'olursun, saçtığın o zehirli tohumları da.
Yağmur damlası mı firar eder bulutun kucağından?
Yoksa bir intihar mıdır düşmek o dipsiz yardan?
Bu yaşamanın gökyüzü çalındı Firuze;
Bir korkuluk dikmeliyim artık talan olmuş bağrıma,
Toplayabilir misin ektiğin hüsranı, sığar mı avuçlarına?
Bir çocuk, amansız sorularıyla boğarken doğayı,
Ağaçlar kuşanır yapraktan, mağrur bir bilgin edasını.
Bu yaşamanın bir efruzu kalmadı Firuze;
Ateşe vermeliyim seninle çürüyen bu kurak toprakları,
Sakın ola toplama, kendi ellerinle diktiğin o fidanları!
İlahi bir sükunet çökünce, anlamsız kalır tüm bu feveran,
Yalnızlık şiirleri ve içimdeki o koca safsata, koskoca bir ziyan...
Oysa bu yaşamanın hep bir cazibesi vardı Firuze;
Şimdi gözyaşımla sulayacağım bana bıraktığın bu enkazı,
Zahmet etme, içimdeki o çıkarların çoktan kökü kazındı
Kayıt Tarihi : 17.12.2022 12:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!