Giderken muslukları açık bırak ta çık.
Bırak yalnızlığımda boğulayım.
Beynimdeki bilgileri su basınca yeniden hayaller kurayım. Çıkarken lastik çizmeleri gardolabın önüne koy da git. Gökkuşağının altında hazine arayacağım, küçük çisentilerde umut bulmalıyım...
Kuşkulu zaman dilimleri geçip gitmek bilmeyen saatler. Çekyatın üzerinde donmuş kalmış bakışlar.
Durmadan itip kakıyor beni bu çocuk.
Elleme beni, uyumak istiyorum. Kaybolmadan annenin yanına git...
Sakin sessiz yürüyüşler arkamda sürünen ağır zincirler.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta