Firardayım bu gece mahkum yüreğimden..!
Yine sessiz bir hüzün var kalbimde.
Sorma be ey gönül!
’Nedir bu bilmeceler’ diye içimde...
Firardayım mahpus kalmış düşlerden;
Yarım kalmış sevdalardan...
Yorgun düştüm, geçip giden yıllardan...
Firardayım bu gece..!
Ne gam isterim, ne dert, ne tek bir hece...
Söyle be arkadaş diner mi bu yürek!
Biter mi bu isyan, boşvermiş senelere...
Firardayım gündüzümden, gecemden!
İbret aldım, yaprağı düşen her takvimden.
Kelamı kestim tüm sahte yüzlerden,
Özlem var artık yarına hasret günlerden.
’Keşke’lerimi bıraktım... ’İyiki’lerim var şimdi,
Azât oldum zincire vurulmuş fikirlerden...
Asumandır menzilim... Kanat çırpar gönlüm,
Firardayım, yüreğime vurulan kelepçelerden...
Gel be gönlüm! .. umutlara gebeyim;
Anka kuşu gibi doğalım yeniden...
Vuslat günüdür! beraat var;
Firar ettim bu gece ben, bütün dertlerimden...
-vedâti-
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Ve gelsin huzur.
Olmayan ne varsa, olduğu yer(d)e bırakabilmeli bazen. Bu firarda yalnız değilsiniz... (:
Bu güzel yürek sesine tebrikler...tam puanla saygılar.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta