Beyazıt meydanında bir tarih daha yazıldı.
Öyle bir topluluk vardı ki mahşeri andırdı.
Sağnak sağnak yağan yarmurla nur rahmetin yağdı.
Yüreklerimizi ve yüzlerimizi okşadı.
Lailaheillallah pak gönüllerden boşandı.
Zalim diktalara bir daha ismin yankılandı.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Filistin de geçen mezalimi lanetlemek için Beyazıt Meydanına toplanan kalabalığa atıf olarak yazmışsınız sanırsam bu şiiri.
Milletimizin her ferdi kanayan coğrafyanın, masum insanlarına sahip çıkmayı bir borç bilmiştir. Bu yanı milletimizin iftihar edilesi yanıdır. Yalnız onların yanında Dünya da söz sahibi olan bir ülke olarak ve İslam Ülkelerinin başını çekerek yanında yer almamız şarttır.
Yalnız baktığımızda İslam birliğini bir kenara koyup, Arap birliğine bile baktığımızda bir birlik ve beraberlik göremiyoruz... Arap birliğinin olacağının hayalini bile kurmak bir hayal gibi duruyor.
Ve o Beyazıt Meydanın da toplananları, zulmun daha ağırının işlendiği Doğu Türkistan mezalimi sonrası sokaklarda, meydanlarda görememek ise yüreği inciten, boynu büken ayrı bir acı ayrı bir üzüntü.
Doğu Türkistan ki, her türlü yasağa, baskıya, her türlü zulme, mezalime karşı sadece hak dini yaşamak için bu zulumlere karşı duruyor... Böyle bir topluluğa karşı yeterince sokaklarda görülmemek ise gerçekten Müslüman Dünyanın düştüğü durum için çok düşündürücüdür.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta