FİLİSTİN ÜSTÜNE
Bir ülke ki,
Gazze şehri cayır cayır yanıyor!
Bombalanan her bir haneden insan eti kokuları
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




hak batıl mücadelesi bu hep devam edecek belki yerler farklı olacak lakın devam edecektir ...duyarlı yüreği kutlarım..
saygı ve selamlarımla şair
filistin, eritre,moro, ırak pakistan, iran,keşmir ,karabağ,türkmenistandan kazakistana,ukraynadan ta kutuplara kadar, binlerce insanın çilesi..hiç dillenmez.Halbuki filistin gözümüzün önünde, türk milletinin ve islam dünyasının namusu sayılabilecek ve yüzlerce devletin sömürgesi olan dünyada medeniyetten bahsetmek ne kadar acı. Filistin hakkında maalesef cok acı düşüncelerim var. mahmut abbastan yaser arafata.. filistin halkı inşaallah kendi uyanır, kendini yöneten şlerefsizlerden kurtulur.yoksa daha cok kan akacak filistinde..
tebrik ediyorum çok güzel anlatmışsınız.benzer duyguları bende yazmaya çalışmıştım. selamlar
Savaşacaksın Cocuk Savaşacaksın Barış İçin Özgürlüğün İçin...Kutlarım...Harika Bir Şiir...
Tam puan başka söz yoktur.
Ahmet Ayaz
tebrikler kaleminize, yüreğiniz daim olsun
Ey! Savaşın çocukları,
Yüzünüzde açan gülleri soldurdular
Bir metre kefeni size reva gördüler
Yaşanası güzel günlerini kara toprağa gömdüler.
Çocukların hayallerinin ve bedenlerinin ölmediği günlere kavuşmak dileğiyle selamlar, saygılar
Sende savaşacaksın, çocuk sende!
Bıkmadan usanmadan, direneceksin
Yaşam için,
Ve o kuduz köpeğin ağzından
Yaşam hakkını almak için,
Taşla da olsa, sopayla da olsa
Sende savaşacaksın.
Bu savaş nereye kadar diye sorma!
Oturup ağlamaktansa,
Bir Ulusun özgürlüğü nerede başlıyorsa
Oraya kadar çocuk oraya kadar.
Yolun açık olsun çocuk
YÜREGİNİZ DERT GÖRMESİN TEBRİKLER
Yitik Zaman
Ağaçların içinde kıvılcım
Ötesinde çıplak ayaklı çocuklar
Bir kederleri var, biliyorum
Asırların ezikliğiyle
Suskun ve durgun
Hikayeleri acılı
Günden öte
Yitik öze
Bir karanfili koklamak yok mu?
Bahar yalnızlığında
Kavgada, yitik zamanların sevdasında
Yüzyılları yakan yara
Hasreti ve sevda
Kanı görmüşüm kiniyle
“Beni” taşı yitik şiiriyle
Sayılgan Kaya
Bu enfes şiire 'yitik zaman' şiiriyle ortak düşünceleri paylaşırken tomurcukların çocuklarımızın yüzünde açması temennisiyle. 10
Şiir yazmak okumak ve ağıtlar yakmak değilll çözüm bekliyor insanlık acil çözüm...
İçtenlikle kutluyorum Özlem Hanım, emeğinize hassasiyetinize size sevgilerimle...
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta