Figan Şiiri - Ömer Altun 2

Ömer Altun 2
241

ŞİİR


36

TAKİPÇİ

Figan

Arz arş arası mekânsız hislerin kurdeleli ar’afında yanmaksa ise aşk
Yeltenirsem simanı tarife kökünden kırılır dil kemiklerim…

Mahzun gün’aydınların faslında
Tebessümlerim katledilen papatya yaprağı
Güz güzelliğin arifesinde nabzım figanı aşk
Serzeniş münakaşası evveli pusu kurdu akit
Kırağı vurgununda yas bağladıkça ellerim
Hasret keşmekeşliğinde sarı güllerden kazıldı makberim
Ey heybemde yosun b’ağlayan yamalı merhabalarım
Bir bilsen kaç gece gözyaşlarım ile yıkadım hasretimi…


İçimin dehlizlerinden yankılan ismin sükût müsebbibim
Gözlerim bakışların uçurumlarına tutsak…

Tebessümlerin sıra dağlar gibi engel ecel ile arama
Kalmadı ne takatim ne de yüreğimde firaka iltimas
Mutabıklık ayininde beri mürekkebimdir ağıt, feryat ve yas
Ey iliklerim aydınlatan dolunay..!
Soluklarıma karıldıkça hasretin
Islah et çoraklığımı yek dokunuşunla
Men etme soluklarından soluklarımı
Gönlüm taşı toprağı eridikçe
Kazı hücrelerime kalbin adını…

Asimetrik düş kırıklıklarından sonra
U’yanıyorum sevdan ile mest kalmış sabahlara…

Siman yamacında zatürre tuttu sükût söyleyişleri
Yâd ettikçe bakışlarım ile gözbebeklerini
Zayi oldu gurbetliğimin hükmü
Fısıldadıkça gölgene figanı sevdamı
Bazen kor oldu hasretin bazen de inci ve elmas
Ey hicretliğimden ensarlığına dualar bağladığım..!
Tekerrür ediyor tarih gülüşlerinden
Züleyha bakışların düştükçe mevsime
Hasretin taşıyor katrelerimden…


Sistematik karanlığın afakında gam ve elem demlenen yıllar gibi tadım
Tebessümlerine nutkumun tutulduğu an
Pencere buğusu ismin harflerinden damla deniz…

Bazen zemheri ayazında uğrar hayallerin
Bazen şehir kalabalığı sancı sükûtunda
Ar'af ki eksik kalır sevdam ile hasretimin arasında
Yek lahzalığına sirayet edince gülüşlerin gönlüm habitatına
Küllenir u’mutsuzluğum garptan, şarka
Ey bozkırlarımın amade olduğu ahu ve maral..!
Pul pul dökülüyorum sevdandan
Merhamet et
Öksüz bırakma haylaz sancılara
Hadi güz güzelim
İlikle gönlün kar beyazını göğsüme
Kapat hasrete gönlüm kapılarını
Mühürle kalbin kapağını kalbime
Benden yana yetim bırak yalnızlığı
Şifa diye merhem et sevdanı yaralarıma…

Yüreğime kilit vurdum tüm hislerim prangasız tutuklun
Tiryakiliğinin mezhebimde aşk kana kana susamaktır sana…

Yüreğime düşünce ay vakti bakışların
Filizlendi ateş renkli papatyalar kar tanıklığında
Kara sevda elifbasında desen desen işlendikçe ismine güller
Gamzelerinde gölgelendi yağmur bulutları
Ey Meryem yemini örtünmüş gam ve çilem…!
Dilimde bastırılmış isyanının tadı
Hasretindir yüreğimi gıdım gıdım zehirleyen
Güz gülistanlığım nice zamandır efkârındayım
Hadi iki kelime bir buse aralığında
Yaygara çıkar dudaklarımızda
İtiraza mahal vermeden
Düğün dernek kurulsun onca yıllık sabrıma
Her okunan mısra yemin zikredilsin ruhun ile ruhum aranda
Bir kıvılcımımla tutuşsun ninova kavmi pişmanlığın
Kırılsın yüreğinden yüreğime döşediğin firak sıratı
Tadı kaçsın hasretin
Bal şerbetten tebessümler konsun sancıyan her yanımıza
Mühleti son bulsun hasret yangının
Yasaklansın bakışlarımıza sükût
Mühürlensin vuslatımız kader defterinde…

20250619
1127
Rüya içinde görülen rüyalar şafağında akit sevda ihtimali...

Ömer Altun 2
Kayıt Tarihi : 19.6.2025 11:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!