Gözün doymaz verse sana şu dünyanın hepsini
İyi tanı nefsini bil nefsini bil nefsini
Ne söylesem sözüm geçmez kalp akçedir sözlerim
Alsın beni yar yanına ben yarimi özlerim
Ne sen beni sevdin ne de ben seni
İnanırsın bana görsen enseni
İnsanoğlu meraklı her şeyin fazlası zararlı olduğu gibi merakında fazlası zararlı olmalı.Olur olmaz her şeyi merak eden insan zamanının büyük kısmını boşa harcamak zorunda kalıyor.her şeyi önce ben öğrensem ne olur sen öğrensen ne olur.Biraz sabretse insan öğrenmek istediklerinin yanında öğrenmek istemediklerini bile öğreniyor.Hemde zahmetsiz.Zaman efor emek ve para dahi harcamadan öğreniyorsun.Sabrın sonunda kazanılan zamanı iyi değerlendirebilmek verimli kullanmak önemli olan.Becerenler her hali ile belli oluyor beceremeyenler de tıpkı bana benziyorlar zamanlarını boşa harcıyorlar vesselam.FK.
Cumadır günlerin en efendisi
İnsana düşmandır kendi kendisi
Ne varsa elinde Allah vergisi
Dünyaya güvenen her derde mahzun
Güneş ay yıldız yerli yerinde
Al benden de o kadar
Ne yapsam ısınamadım
Sabrımı sınadım
Kendi kendimi kınadım
Belki ısınırım
Koşar adım okur
Olsa da tapulu denizim gölüm
Yemyeşil olsa da koskoca çölüm
Arazim olsa da binlerce dönüm
Gözünün yaşına bakmıyor ölüm
Ne ünlü ne ünsüz takmıyor ölüm
Beni bu güzel havalar kurtardı,
böyle havada istifa ettim
Azot’daki memuriyetimden
Vatan elden gidiyormuş,
evlerimizin içine girdiler
ceplerimizin içine girdiler
girmedikleri yer kaldı mı?
Kalbini koruyabilen muzaffer komutandır bu zamanda..
Ne ilkbahar ne de yaz,
Mevsim sonbahar.
İnsanlara mahsus
Sevinç,keder,gam;
Çocukluğun,geçliğin nerede?
Heyy! ...
Şu imtihan dünyasına insan
gülmeye gelmemiştir.
İnsan gibi yaşayıp,
imtihanı kazanıp ölmeye,
asıl vatanına dönmeye gelmiştir.
Karadan giderim yolu sel basar
Nehirden giderim boyumu aşar
Havadan giderim şimşekler çakar
Doğruya yere varmak bu kadar zor mu?




-
Skutarion Fkanra
-
Feyzi Kanra
Tüm YorumlarAllah rahmet eylesin dede
Sancağı devraldım
Allah'ı tanımayanların refah içinde diyar diyar dönüp dolaşmaları sakın seni aldatmasın!
Âl-İ İmrân 196