Yıllardır bekledim şîrîn-leb dili
Boyun büke büke hazım yoruldu
Harlanmış ateşin sönmeyen külü
Öz-üm yana yana közüm yoruldu.
Râz-ı niyaz ettim dilsiz taşlara,
Benzerim yuvasız bî-kes kuşlara.
Dîdemden süzülen hûn-î yaşlara,
Her gün Döke döke gözüm yoruldu.
Huzurum kalmadı mutluluk uzak
Hangi yöne dönsem her yanım tuzak
Yeter ey ehl-i dert bana da yazık,
Yere düşe düşe dizim yoruldu
Dost bildim herkesi, açtım bağrımı,
Duymadı kimseler sessiz çağrımı.
Yürekte sakladım derin ağrımı,
İçe ata ata sızım yoruldu.
Umutlar ektim de hüsran biçmişim
Aşkın şerbetinden zehir içmişim
Kendi üzerime kefen biçmişim
Sarıp yata yata bezim yoruldu
Her kapı çalınca o geldi sandım
Gelmedi hayırsız üşüdüm dondum
Türküler söyledim feryatla andım
Dertli çala çala sazım yoruldu
Gökyüzü kapkara, yıldızlar dargın
Kaderin elinde olmuşum sürgün.
Belki gelir diye beklerken her gün,
Yol-a baka baka izim yoruldu.
Kalem elden düştü, kâğıt sarardı,
Güneş de çekildi, dağlar karardı.
Seni sevmek gönle külli zarardı,
Sabır diye diye sözüm yoruldu.
Gül YILDIRIM ✍️18.03.2026
Kayıt Tarihi : 20.3.2026 02:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!