Silik yüzler unutturur mu sevgini
Bir iğne deliğinde görmüştüm gözlerini
Bir damla yaşını sığdırmaya çalışıyordu
Bir damla yaşınla kapadın iğneyi
Saçların istila etmiş yüzünü
Kısa çöpü çeken bendim
Atıldım acı aşklar çölüne
Ne haramilere göğüs gerdi bu beden
Ne yaralar kapattı güneşe inat
Ne susuzluk kor adama
sen mucizesin,
tanrının yarattıktan sonra hayranlık duyduğu
bebek dudaklarına bağışlanmış anne memesi kadar kutsal
kadar can veren
kadar yabancı bir tenin dokunamayacağı tecavüz eti
ben mi?
Her köşe başında gömülü yüzün
Dallarda sallanır tel tel saçın
Ne olurdu çıksan baharda semaya damuzi
Misali
Ve gelsen elinde bir tutam akasyayla
Gizlerdim yazdıklarımı
sevinçlerim gibi hüznüm gibi
ne yazdıklarımı okuyabildin maviliğine kaybolursun diye
ne sevincimi gördün,boğulursun diye
bir hüznümü gördün
ayrılığımı gördün
bir sığınağa gizledim aşkımı
güzel gözlerinden ıratmak için
öyle yaralar taşıyorum ki
şefkatli gözlerinin her değişi
yakıp kavuruyor
sızlıyor bedenim
yıllar önceydi
ölümü izleyip ağlamıştık seninle
aşk en çok tuzda saklanır
aşk en çok bir tutam tuzdadır gözyaşında saklı
yıllar önceydi,ölüm istemişti en çok seni öpmeyi
senin mısralarınla gelsin aşk
fısıltıları inlesin her gece kulağımda
bir ninni gibi yavrusuna söylenen
iri gözlü ceylanın ağzından
senin kalbinin haykırışıyla gelsin aşk
yum gözünü yarına
usulca sokul yatağıma
çıplak gel
soyun kaygılarını
benden başka görmesin gözün
ben gibi
yırtık sayfalar inadına saklıyor şekerlerini
kimine tarihi geçmiş...
acı...
kimine nikah şekeri...
mutluluklar tüm saygılarımla
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!