Yetmişbir de hüzün çöktü
Sineye saplanan oktu
Güzel annem artık yoktu
Geri gelmez kayıp yıllar.
Yaş kemâle erince
Sıkıntılar gelince
Gönül yanlız kalıca
Gerçek sevgiye hasret
Kurumuş her şey canlandı
Topraklar suya hep kandı
Aşk’ı için her an yandı
Gönlümüze bahar geldi
BÜYÜK ÜSTAT...
Çile ile yoğrulmuşsun
Ufuklarda görülmüşsün
Ruzgâr gibi savrulmuşsun
Huzuru bozmayı isteyen zalim
Yakanda olacak daima elim
Ne istersin belli değildir senin
İmân’a gel, özüne dön son çağrı
Gül yüzünü özlüyoruz
Yolunu hep gözlüyoruz
Gönlümüze kazıyoruz
Şefâat Ya! ResülALLÂH
Zik zak çizme hayat’a,
Binme semersiz Ata’a,
Çıkma çok yüksek kat’a,
Olduğun gibi görün.
Kalp ve yüz aynı olsun,
Kalemler yazamaz yaptıklarını
Bilmeyen var mı ki çektiklerini
Tarih hep yazacak yaptıklarını
Ellerin öperim güzel Şehidim
En büyük makamda sen rahat eyle
Gökten ateş her gün yağar,
Biri gider biri doğar,
Lanetlenmiş insan boğar,
İnsanlık lal dilin yutmuş,
Siyonistler kudurmuş.
İki yüzlü Avrupa dinle sabrımız doldu
Kökü çok uzaklarda ülkeme kumpas kurdu
Onbeş Temmuz gecesi tanklar birden yürüdü
Büyük bir felaketti Rabbim bizi korudu
Milletimden toplanmıştı himmet parası
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!