güneşin güvercin kanadına dokunmasıyla uyanır gökyüzü
toprağın sırtında gelincik sabahın zarif elleri
göçebe bir buluta yüklenir bereketi gözlerin
öncesi yaşamaktır sınırın sonrası mülteci
var mıdır çocuk olup da gökkuşağına kanmayan
ya da hangi yalnızlıktır pabucunu babasının mezarında unutan
yoksul duvarlarını sevdim bacasız evimin
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




He Ferhad He..Dağın da dili vardır..Suyun da dili vardır..Koyunun ve kuzunun ve çobanın da dili vardır.. He Ferhad..Lakin tüm bunların dilinden anlayan 'lâl'dır.. He Ferhad..Adamı deli deli konuşturma böyle şeyler yazıp..Sonra bizi akıllı sanacaklar..
Tüm bu dilsizliğin diliyle;Saygıyle..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta