Çare bulamaz yıllar bunca zaman.
Bulutlu gök yüzünü kaplamış duman.
Kimse kimselere olmuyor derman.
Yaşamak için biz deniyoruz her yolu.
Kaybedersen sen şöhretinle şanı.
Ömrünü tüketir acılarınla keder.
Anlarsın sonra dostları düşmanı.
Kimi açar kapı kimi kapatır gider.
Açılır kapanır ondaki saklı anılar.
Evin içinde emniyetli uyur insanlar.
Kırıp dökersen gönülleri neye yarar.
Üzerimize bazen kapanır kapılar.
Şimdi kulağımda Atatürk marşı.
Beyaz ortalık oldu bir gelin gibi.
Kar yağdı aniden sabaha karşı.
Olmuş çoktan toprağının sahibi.
Gönlüme dolmuş içimde ahu zar.
Düşman olmuş bana esen rüzgâr.
Başlıyor acım çoğaldıkça umutlar.
Üzerimde dolaşıyor kara bulutlar.
Zor ısınmak sobada yanan meşede.
Üşürler çocuklar yatarlar bir köşede.
Donuyor sularımız sürahide şişede.
Soğuğuyla insafsızdır zalim kara kış.
Yolumu kaybeder olurum bir biçare.
Benzerim güle hasret çeken bülbüle.
Karanlığa inat olurum gökyüzünde.
Uçar giderim kokunun geldiği yere.
Rüşvetin adını koydular hediye.
Ümitler kalmamış yarına düne.
Bülbüller güllere ötmüyor niye.
Aldattılar bizi hep gitti bu sene.
Kabuslu günler sanki geri döndü.
Tanyeri ağarırken yıldızlar söndü.
Bulutlar içinde güneşim göründü.
Aniden uyandım rüyamda kaldın,
Fakir insanlar boyun bükünce.
Dertlerini gece hep salar içime.
Karanlıklar aniden eve çökünce.
Gözümde yaşlar gider gücüme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!