Bilmeli insan ekmeği eşit bölmesini.
Duymalı yoksulunu fakirlerin sesini.
Can yoldaş biliyor emeğe ölmesini.
Tanrım şimdi olmuş günahkar sağır.
Hüküm sürer ölümün saltanatı.
Dinlemez geldiği zaman evi katı.
Kaybolur aniden doğusuyla batı.
Sonra mezarda sonsuz yaşam,
Yaşım benim yetmiş ikidir.
Bakar dururum güneşe aya.
Sonum mezar yerim bellidir.
Adımla anılır ölümlü dünnya.
Dünyadan gideriz bir veda ile.
Kalpler yürek razı olmasa bile.
Gönlüm belki gelir aniden dile.
Dinlerim zaten ıstırabın sesini.
Mezarlık dolmuş şehirde köyde.
Toprağın olmuş sana sadık yar,
Her yer senin olsa da ne fayda.
Dünya fani bil unutma ölüm var.
Doktorla hekim bulamaz çare.
Bir gün elbet gireceksin kabre.
Kötülüğe arka çıkma ha bire.
Azrail gelir kapını çalar sonra.
Uzar günler hüzün dolunca.
Öylece kalmışım yana yana.
Batıyor güneş gece olunca.
Damla yüzde yaş olur bana.
Nerde güzellikler gelinler kızlar.
Küsmüşler bizlere aylar yıldızlar.
Çalmaz davullar kopuzlar sazlar
Akşam olur sabah olur ağlarım.
Bazen bir ölüyüm bazen diriyim.
Deliren gönlüm aşksız dururmu.
Bende Ferhatla Mecnun gibiyim.
Sensiz dünyam benim olurmu.
Gerçekleri söyle hiç çekinme sakın.
Haksızlıkla adalet bu ülkede varsa.
Mutluluk kurtuluş bize olmadı yakın.
Kuru ekmeğe çalışırız soran olursa.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!