İçimde volkanlar patlıyor,, ruhumda heyelan
Beynimde atlar tepişiyor, her biri küheylan.
Gecelerim aynıdır, kabuslarım değişse de,
Dert aynı dert, çile aynı çile gördüğün düşte.
Dönme dolap misali, gözü bağlı kör katırın,
Boşaltırken yükünü, kırk katıra bir satırın.
Kaf dağından büyük, devler başını eğmiş
Anladım, ömrüm fecr-i sadık kadar değilmiş.
Gaye ve isteklerimiz biz çıktıkça yüksekte,
Erişilmez bir son olur, dibi çukur tümsekte..
Cevabı ezberleme, kimse iki kere sormaz
Güzellik haz verirken, omuz güvenli olmaz
Güvensizlik başlayınca, doygular kaybolur.
Beğenenler değil, güvenen kadın âşık olur.
Aşk ki kuşkuyla başlar, sorularla güven gelir
Yanlış kalbi çalanlar, aşkın farkında değildir.
2009
Her eli taşlıyı deli, sakallıyı veli sanma.
El birliğini karıştırma, sapla samanla.
Toprak gözyaşı değil, alın teriyle sulanır.
İmece kazanç bol olur, sabr-ı zamanla
Düşlere düşüp de, boğulmak bir düşüş.
Düşünle düşüncelerini, karşılaştırma dur.
İşi neyse düşü de odur, başka bir görüş,
Hayallerini, hayallere kapılmadan kur.
İnsanoğlu satacağı deveyi, övdükçe över.
Sattıktan sonra, hörgücünü yerdikçe yerer.
Tembellik yavaştır, yoksulluk çabuk yetişir.
Doğum ile ölüm arası ömür, ölümsüzleşir.
2000
Ben bir savcıyım, hayatı sorgulayan.
Hepimiz İsmail, Hak yolunda kurban.
Kim “mizanda ateşi gördüm” diyen?
Ateşini kendi yakar, Cennet hediyen.
Fazilet erdemlik, sabır da bir tecrübe,
İrade kötü talihtir, gurur çukur kubbe
Aynaya bakanlar, kusurunu az görür.
Gözü açıldıkça, gönül göze örtüdür.
2009
İndirdik ilk darbeyi, ezildi onca başlar
Gökten Ebabil’ler, zemine yağdı taşlar.
Kal’a parçalandı, kucak açtı gönüller
Sinemizi bir bir yaktı, bize atılan güller.
1988
Yaş değil yaşadıkların büyütür seni
Ay gibi tutulur yüreğin gün ortasında
Aşk bir tutkudur, ileri gitmez gel beri
Sevgi ömürdür, azalmaz sonrasında
2019
Ne ekersen onu biçersin diyorlar,
Ahlat ağacından, armut atladım.
Vişne ağacında ki kirazı biliyorlar,
Şeftaliden de, zerdali topladım.
2022
Doğduğum günden,
Öleceğim güne dek verilmiş rızkım,
Ey! nefsim; nedir bu endişen,
Nedir bu korkun açlık ve ölümden?
2020
Ekmek Aslanın ağzında,
Al ”maya” gayret gerek.
Yemesek de olmaz ki,
Azalt ”maya” çok emek.
Onu fırıncıya sorsan,
Sat” maya” yetmez ekmek.
Tüketici dersen eğer,
Bak ”maya” mecbur felek.
Üretici ise çiftçi
Yap ”maya” bir kap yemek.
Ambarda ki bütün tahılı,
Kat ”maya” da, yürek gerek.
2010
Bir kından iki kılıç çıkmaz
Aşı olmayana, aşık olunmaz
Hakkı ve haddi aşmak şerdir.
Düşen de, şaşan da beşerdir.
Küçüklerin gururu büyüktür,.
Kibri, gübrü sırtında yüktür.
Kalıbı değil, ayıbı taşıyamaz .
Gün batsa, gölgesini bulamaz
Malsız olan salsız, salasızdır
Namazsızın defni, mezarsızdır..
2010
Riyakârın dilinde tat, kalbinde fesat vardır.
Asalet ne mekânda”, ne de “makamdadır.
Her yere ve her şeye, ayıracak vaktin çok.
Sana vakit verene, ayıracak vaktin mi yok?.
İstemem Allah’tan, onu unutturacak bolluk.
Başım üstüne, Allah’ı hatırlatacak yokluk..
2018
Uğur Musab Şahin
Kayıt Tarihi : 22.3.2010 12:15:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Uğur Musab Şahin](https://www.antoloji.com/i/siir/2010/03/22/fecri-sadik.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!