Evvel elif idim dimdik...
Şimdi vava döndürdü sevdam beni.
Konya
ekim/2009
biraz sevinç biraz hüzün ve düşlerimiz
içimizde delice bir umut yeşil bakışlarına geldik
karşılıklı dertleşir kilitbahir ve çimenlik kalesi
tarihi yalnızlığına geldik
mevsimden mevsimi seçer gibi
ateşten ateşi içer gibi
güneş doğmuş iyice yaklaşmış pencereme
gün öğle olmuş olsun biraz daha uyu diyor tembelliğim
serçeler nerede, niçin konmuyorlar saçlarıma
neden ıslatmıyorlar yüzümü gözümü serçeleri ürküten ne
zemheri ortalarında bile dinmeyen kalbimdeki ateşin sesi mi
kaç can yandı bu yangında
ölümünde bile bir estetik var doğanın
dalda kalan birkaç yaprak
espri katıyor sonbahar sonuna
ben de öyle ölmek istiyorum...
masamda bir sen ol
bir de ben
bir bardak sıcak çay
bir ayna
bir kalemim
bir de tertemiz sayfalar
bir kitabın kapağına yakışırcasına gülümsedim
bu yüzden uzaklaştı benden homurtulu kalabalık...
ince ince kar yağıyor şehre
incecik serpiliyor aşk yüreğime
seni sevdiğim mevsimdeyim
çocuklar kartopu oynuyor bahçede
köşede dimdik duruyor kardan adam
Konuşamadık…
Harfler döküldü avuçlarımızdan toplayamadık.
Getiremedik kelimeleri yanyana,
Bir cümlede bile buluşamadık.
Yerli yersiz işaretler kullandık,
Nokta koyduk anlamlı satırlara
Mavi bahçelerinde dolaştım gecenin
Hatayi, penç, goncagüller topladım.
Baharı bekledim tüm kış
Pencerene bahar dalı koymak için
Yüreğimin koruyla yaldızladım seni İstanbul!
Gözlerim yandı aldırmadım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!