Dört mevsim geçti
Sonbaharda bitti kış geldi
Sensizliğin soğuk günleri
Ayrılığın özlemi esiyor
Kar bembeyaz toprağı örtecek
Bu dünyanın son hâli,
çivisi çıkmış denilen zaman…
Kin, nefret, öfke herkesin içinde,
neşe kalmamış artık.
Biraz gülmek için
Otur şöyle, keyfine bak,
bir Türk kahvesi içelim.
Telve bol olsun,
yavaş yavaş yudumlayalım.
Derin bir sohbete dalalım,
Geçti heyecanlı günlerim,
heyecanı acımasız bölümler gibi…
Her gün ayrı bir sahneydi,
kurtlar sofrasında kaldım.
Kalkması çok zor oldu.
Gönül penceremden
sana nasıl baktığımı
bir görebilsen, bir hissedebilsen…
Hasretle, sabırla bekleyişimi,
her nefeste içimin titrediğini…
Sevdigim sana iki çift sözüm var
Sen ayran gönüllü ne yaptığını bilmeyen
Her gönül kapisina girmek isteyen
Bu yaşam inan verir sana zarar
Gercek ömür boyu sevgiye razı oll
Sevginin kiymetini bil oynayacaksan kahrol
Hayat bir tiyatro
Perde yavaş yavaş açılır
Oyuncuya bakılır
Iste bu hayata böyle baktım
Herseyi gördüm beraber oynadım
Kah ağladım kah güldüm
ikayemin başında hüzün
Ortası acımasız sürgün
vatana hasret bedenim yorgun
gelde bul beni hikayem tamamlansın
Bedeli ağır oldu bu yolculukta
Toplayamadım kendini yenik düştüm
Beyaz olmuş, ağarmış saçların,
yaşlanmadan kışa dönmüş gibi…
Omuzlarında yükün ağırlığı
belini bükmüş.
Kış gelmeden
Mademki gidecektin
Umursamam gidişini
Sensizliğin üzmez beni
Taşımam yokluğunu yanımda
Adını anmam en caresiz zamanımda
Farketmez gidişin kalışın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!