Çalkantılarımdan kopup gelen, beni tesiri altına alıp uzun uzadıya istila eden sancılı savrulmalar edindim ebediyet sürgünümde. Düşüncelerimde kaybolup ters düz oluşlarım daha iyi tatlar vermek içinse düştüğüm şu damsız dünyaya, durmadan durulmadan sallantılı savruluşların rüzgarlı eteklerinde konaklayacağım...
Kendimi yeni bir yolculuğun kıyısında bulmam ile; içime sinmiş yaşlı mayaların etobur hislerini bıraktığı yer olacak kaybolmuş tüm uzantılarım..
Sefil huzursuzluğumdan gelen kuruntulu kuru kaygılarımın, sevmeyi bilmeyen sevilesi yanlarımın, uzadıkça uzayan, değdikçe dağılan umutlarımın ürkek kavşaklarında aniden duraksayacağım. İçim içime sığmazken o an ser sefil bekleyişime nağmeli nazireler nakledeceğim.
Sonra bir şiir akacak.. akışı soyut olan, zeminsiz damarlarımdan. Hesaplarıma uymayan, korkusuz kavramlar tüneyecek zihnime. Türküler ile yakılan tütsülerin taze havasını çekeceğim içime.. İçimde bitmek bilmeyen türeyişine tükenmeyen destanlar yazamayı es geçip; sorgusuz felsefeler karalayacağım tutarsız tutanaklara..Hepsi içinde yalpaladığım birer çıkış, belkide dokunamadığım hislerimden hoyratça kaçış.
Tadında bırakmak da varmış bu olayda.. Tarifsizlik ile turunculaştığımı..Bırakırsam tunçlaşacağımı anlayanlar anlamayanlara..
Bak yine
Geceyi bir el değmesi, buğulu bir ses titremesi havalandırıyor.
Açık penceremden çiçekler süzülüyor perdelerime.
Durmadan çarpan kapılarımda ise ayrı bir şen şakraklık
Asırlık geceme aykırı bir gelişme.
Yanlızlığın kalabalık dalgası vurdukça yüzüme
Tenekelerle çevrilmiş etrafımın sevimsiz kusurları. Değmeden yanlarından geçmeye çalışsamda çıkardıkları boş seslerle somut oluşlarını vurgulamaktalar zihnime.
Dokunmadan, tutunmadan geçmeli tenlerine, izlerine
Tutunmak mı lazım illaki somut vari şekillere, Varlığınını kavramlara sunmamış ezgilere..?
Yinede tutunacak bir şeyler bulacağım kendime
Ben havanın kendini koşullamadan rüzgarla ettiği danstaki heyecana tutunacağım.
İçimdeki fırtınadan kopup bana ulaşan renklere.
Ansızın yine kafamda beliriyorsun
Seni anlatmalıyım
Vagonlardan atlayan tren raylarına
Uzanmış dağa, akan suya
Kurda kuşa
Fısıltısını yitirmiş kanyonlara..
Seni durdurmak isterim
Bir yol boyunca ilerlerken
Ağaçları dinleyip çiçeklerden konuşurken
Seni izlemek isterim
Doğanın içinde
seni senden öte her yerde
Asıl sevgi gözünün içinde durandır
Kırpıldığında saçılanlardan,
Uzun uzadıya dağılanlardan...
Burada kendini dağıtmamak esastır.
Tutki dirileceğim an tutsak kaldım gözlerinde. Bastığım sözcüklerin üzerinde ilerlerken
Sekteye uğramayan gülüşlerim de düşüyorlar
Sana açtığım taşlanmış yollarda
Uzadıkça esirliğimden kaynaklı sevgimi Esirgemiyorum seninle oluşumdan
Sana sunarken terimsiz sözlerimi
Özgürlüğünü ayan beyan sergileyen
Durur muydu zaman gecenin bi ortası?
Dursun istedim.
Sende ben zamana doymak istedim.
Allahım görüyor musun
Zaman dursun diye saatleri tutuyor duvarlar
Duvarlar taşlaşıyorlar, taşıdıkça ağırlaşıyorlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!