Çok varmış, az kalmış...
Az kalmaya az kalmış.
Şafak bir gün atacakmış..
Bana ne!
Karanlık gökyüzünden bir parçaya
Aşık olmaya mecbur kılınmış bir adam için,
Eski unutulan bir adet
Ecdad;
Gariban nasiplensin,
Açlar doysun,
Ummasın diye
Elalemden medet
'Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır.
Diğerleri kendilerini
Daha basit konulara adarlar,
Örneğin izafiyet kuramına.'
Der
Albert Einstein...
Sen İstanbul akşamlarımsın
Sevgilim
Kızkulesinin yalnızlığı
Galataya karanlıkta göz kırpışımsın..
Sen İstanbula yaptığım şarkısın sevgilim
Hoşgeldin...
Nihayet geldin!
Seni çok özledim, neredeydin?
Çok bekledim, hep bekledim...
Gerçekten,
Yokluğun tetikliyor tüm yoklukları.
Güneş yok, karanlık hava puslu sevmiyorum buraları
Ruhum huzursuz, psikolojim ağır bir tramvada
Arkadaşlar yok, akşamlarım yalnızlığa mahkum
İştah yok, tatsız tuzsuz herşey, ekmek bayat
Anamın tarhana çorbası yok, kendir pişir kendin yiyeme
bir beklenen var,bir bekleyen;
sen ve ben.
leyla olmuş,hiç gelmeyen beklenen; sen.
mecnun olmuş hep bekleyen; ben.
bilmesen de,
hissetmesen de,
Ne kadar niyetlensemde
Rahatlayayım diye,
Anlatamıyorum derdimi kimseye.
Dilim bağlanmış;
Konuşamıyor, konuşmuyor...
Gönlüm dağlanmış;
Ok kirpiğinin ucunda bir damla yaşım
Ağlayıpta düşürme beni,
O badem gözünden.
Kurban olam sevdiğim,
Ayırma canı özümden...
Baharı yazımdan...
Ağustosta bir yağmur olsan,
Gelsen...
Şimşek olsan aydınlatsan karanlıkları.
Birşey istemem, yanlızca sevsen.
Bir ateş yak sen.
Yaksan kara aydınlıkları.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!