Fatih Sultan Mehmet Şiiri - Mesut Yüksel

Mesut Yüksel
181

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Fatih Sultan Mehmet


Gece karanlık değildi; gece, yapılacak hesabı sayıklıyordu.
Gökyüzü Marmara’ya eğilmiş, deniz susmuş, zaman nabzını ölçüyordu.

O duruyordu; bir ordunun önünde değil, çürümüş bir çağın eşiğinde.
Gözlerinde ateşin öfkesi değil; sabrın, geometrinin ve mutlaklığın soğukluğu vardı.

Taşlar yükseldi önce; Rumeli’de irade dizildi, Boğaz daraldı, dünya nefesini yuttu.
Kuşatma surlarla değil, aklın demir bir disipliniyle, saniye saniye kuruldu.

Toplar dökülürken sadece demir değil, eski dünya eriyordu.
Çünkü surlar taşa inanırdı; o ise fiziğe, ateşe ve imkânsızın ölçüsüne.

Surlar güldü önce, sonra sustu;
çünkü matematik, efsanelerin gürültüsüne asla inanmaz.

Ve bir gece, dehanın şiire dönüştüğü o mutlak anda,
gemiler suyun ihanetini karadan yürüyerek aştı.

Toprak şaşırdı, deniz utandı; mantık, tarihin karşısında diz çöktü.
Haliç sabaha uyandığında, ufkunda bir donanma değil, bir imkânsızlık buldu.

Toplar konuşmadı aslında; konuşan, hesaplanmış bir sessizliğin patlamasıydı.
Taş taşa sırt çevirdi, tarih geri çekildi, zaman yön değiştirdi.

O zaferle taşmadı, narâ atmadı; çünkü bu bir coşku değil, doğru çözümdü.
“İstanbul düştü” dediler; hayır, İstanbul bir dehaya ikna oldu.

Ayasofya’da ilk adım…
Ne bir çan sesi, ne bir fırtına; sadece derin bir sükût.

Kılıcı kınında tutan akıldı; gücün önünde bir mühendisin rüyası yürüdü.
Biz baktık, o geçti; ardında fethedilmiş toprak değil, yırtılıp yeniden yazılmış bir takvim kaldı.

Fatih dedik ona;
bu bir isim değil, zekânın tarihin kalbine vurduğu mühürdü.

Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 31.12.2025 00:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!