Eşekler başa oldu mu iktidâr,
Heryer olur akla kara bir mezâr.
Vursak da taşa başlarımızı, boş,
Zirâ onları getiren biziz, hoş.
Çıkmadan kafalardaki çiviler,
Bir Kasım günü,
Kaderin akrebi vuruyor dokuzu.
Bir Kasım günü,
Deliyor beşte yüreği saat oku.
Bir Kasım günü,
Uğurladı son şefini Türk ulusu.
Takılıp İstanbul süzülüyor bir lodosun peşinde
Sessiz ve serin suların sonsuz seyrinde
Sarkıtıp salkım salkım söğütlerden saçlarını
Savurur çeşmelerden sessiz serin yaşlarını
Duyulur serserinin ıslık sesi sokaklarda
Aks-i sadâsıyla ezânın semâlarda
Ansızın gelir ölüm
Ne nefesini duyarsın Azrail'in
Ne ruhun çığlıklarını
Ne dünya dertlerinin ahını
Ne feryadını dostun
Belki nedensiz bir kurşunla çalar kapını
Siz de görüyor musunuz dostlar
Göğe baktığınızda Tanrı'yı
Semadan fışkıran coşkun
O ebedi ateş pınarlarında
Ve daldıkça o nazende
Denizleri sanki okşayan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!