Bir karga bir ağaca oturdu, günün birinde.
Ağzında kocaman bir parça peynirle.
Ağacın yanına bir tilki geldi.
Baktı ve gördü, kargayı ve peyniri.
O arzuladı peyniri yemeyi.
Allah dedik çıktık yola.
Bu yolda vermeyiz mola,
Verirsek halimiz nola.
Bu şiirimi okuyan herkes.
Başkasına da okusun yayılsın bu ses.
Medya kuşatılmış olsa da,
Fısıltı medyasında yayılsın bu seda.
Mademki kapitalist fakirin elinden tutmuyor.
Duyduğum bir söz der ki,
"Bir kadının diline düşersen yanarsın,
Gönlüne düşersen yaşarsın."
Yanarsın daki n yi ş ye çevirmek,
Kederi, yalnızlığı neşeye çevirmek,
Altın kalpli bebeğim.
Pır pır uçan kelebeğim.
Şaklasın ruhuna candan alkışlar.
Işıklansın, parlasın baldan bakışlar.
Bakışları bal yarim.
Çocukluğunda emeği sömüren kargaları kovardı.
Sömürgeciye kafa tutuş çocukluğunda vardı.
Akılcılık, insancılık ve diğer gamlık,
Devlet adamlığında böyle sağlanır, kemalat, tamlık.
İçki, sigara içermiş ama yememiş haram.
Kadının yanındaki genç çocuğun adı M.A., 30 yaşında, Irak'lı.
7 yıl önce Almanya'ya geldi.
Frankfurt'ta birkaç ay sonra, Jessica adında resimdeki kadınla tanıştı.
Jessica, Audi araba fabrikasına 350 milyon dolar yatırım yapmış büyük bir Alman zengin.
M.A. Jessica'yı çok sevdi ve onunla evlendi. M.A.'a düğün gününde bir gazeteci:
-75 yaşındaki bir kadınla bu yaşta nasıl evlenmeye karar verdin?
Kendim ettim kendim buldum videosu
ps://m.youtube.com/watch?v=55XDy9Bs2rU
Şarkılar bizi söyler,
Yararı olmaz,
Kendini dev aynasında görme.
Görüp de kibire girme.
Alemleri ayağının altına almış,
Allah'ın sonsuzluğunda*,
Bir zerre bile olamazsın,
Zerre kadar unda.
Okutmayan kadınını,
Kırar öbür kanadını.
Kırık kanatla uçulmaz.
Çağdaşlığa kavuşulmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!