Farz et ki eski bir demir kapının paslı sürgüsüyüm sevgilim;
Yıllar beni eskitmiş olabilir ama bil,
En çok senin gelişine açıldım,
En çok gidişine kilitlendim.
Bu memlekette herkes bir taraf seçti de,
Ben bütün ömrümce yalnız senin yokluğuna muhalefet ettim.
Farz et ki duvar diplerinde unutulmuş bir sokak lambasıyım;
Ne şatafatlı caddelere ışık oldum,
Ne de kalabalıkların alkışına kandım.
Bir tek sen geçerken aydınlandı içim,
Bir tek sen gidince karardı yüzüm.
Ve inan sevgilim,
Ben bu dünyada en çok,
Aşkı ekmek gibi bölüşenlerin tarafını tuttum.
Şimdi gel,
Bir işçi türküsü kadar sade,
Bir yasak afiş kadar mahzun sevelim birbirimizi.
Çünkü bazı aşklar, gül kokulu mektuplarda değil,
Paslı sürgülerde saklar ömrünü.
Sen gülünce açılan bir kapıyım ben,
Sen susunca devrilen bir şehir.
Ve herkes başka bir sabaha uyanırken,
Ben hâlâ aynı cümlede nöbet tutuyorum:
"Bir gün gelirsin diye…"
Bilirsin sevgilim,
Bazı insanlar memleket kadar sevilir,
Bazıları bir ömür kadar beklenir.
Ben ne memleketime küstüm,
Ne de sana…
Yalnız biraz eskidim, biraz pas tuttum,
Ama hâlâ,
Bir çocuğun yarına inandığı kadar,
Sana inanıyorum… 🖋️🍂
Kayıt Tarihi : 20.06.2026 17:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!