Bir taraftan Suriye meselesi ile ülkemizi savaşa sürüklemek istiyorlar diğer taraftan içeri de sürdürebilir sömürge düzeni devam etsin diye her yolu deniyorlar.
Hiçbirine izin vermeyeceğiz.
Fanatizm de kendilerini kurtarmaya yetmeyince bu sefer telaş büyüdü.
Sözde spor konuşuyoruz adı altında siyasi partileri dolaşmaya kalktılar.
1950'den bugüne bağımsız ulus yararına siyaset üreten tek bir siyasi parti yok!
Bu gerçeği unutmayın koyun bir kenara o gün bugündür yaşananları özellikle 12 Eylül 1980 sonrası ve vahşi özelleştirme talanı ile ölümcül darbenin vurulduğu son yirmi iki yılda yaşanan herşeyi bu çerçevede değerlendirin.
Aksi takdirde siyasette neler olup bittiğini anlayamazsınız.
Chatham house İngiliz derin devlet kuruluşunun kurumsal ortak adı altında onlara hizmet veren emrinden çıkmayan bir holding ve her mahallede bir milyoner beslemesi sermaye sahibinin siyasi partiler ile spor mu konuştuğunu sanıyorsunuz?
Türkçe olimpiyatlarına sponsor olan biri olduğunu kimse unutmadı. Bunun hesabı daha sorulmadı.
Bir siyasi partiyi ziyaret ediyor verilen resimde ise 17-25 mesajı veren saat kitle imha silahı medyanın kadrajına takılıyor.
Oda tv internet sitesinde nato ile ilgili çıkan tehdit yazısında ne diyorlardı 1950 sonrası süreçte eğitimden vergiye, askeri darbelerden sivil darbelere ticarete, siyasi partilerden sivil toplum kuruluşları adı altında ki tüm faaliyetleri biz yönetir biz karar veririz.
Sizce kim bu derin yapı?
Son bir kaç ay içinde bu tehdit yapıldı.
Buna itiraz eden bir siyasi parti gördünüz mü? Duygunuz mu? Duyamazsınız!
Çünkü iktidar ve muhalefet tüm siyaset sermaye ile kol kola bugüne geldiler.
Bugün işlerine gelmeyen bir çaba oluyorsa onu tehdit ederek hizaya getirmek istiyorlar.
Cumhuriyet Halk Partisi bir holding ve sermaye ortağı ile ne görüşür? Kitle imha silahı medyaya da spor konuştuk diyorlar. Spor konuşmak için mi bir siyasi parti sermayeyi muhatap alıyor?
Ortada böyle bir tehdit varken dedesinin Kenan Evren'e yazdığı mektup deşifre olmuşken, bilderberg cfr bağlantılı Amerikan derin devlet yapısı ile bağlantıları ortaya saçılmış iken, Türk Mevsimi düzenlemeye kalkarken Türk Fırtınasına yakalanan Mustafa Koç gerçeği ortada iken hala İngiliz derin devlet yapısı chatham house ile bağları devam ederken ülkemizin en büyük spor kulübünü bu algıyı değiştirmek için kullanırken, Atatürk ile aldattıklarını anlamamak için daha ne gerekiyor sorusu bas bas bağırıyor iken siyasi partiler sermaye ile ne konuşabilir?
Paralel devlet diye ifade edilen ve 15 Temmuz öncesi döneme benzer bir süreç yine devrede.
Hedefe bugüne kadar kullanılan Cumhurbaşkanı konulmuş durumda.
Ülkemizden adeta bir Saddam çıkarmak peşine düşmüşler.
Bu planın arkasında sermaye var.
Bunu anlamamak için aptal ya da hain olmak gerekir.
Fetö diye tabir edilen dinci terör örgütünün siyasi ve sermaye ayağı tam olarak ortaya çıkartılmadı.
Neden?
Yeni bir 15 Temmuz benzeri tezgah için olabilir mi?
Bugüne kadar sermayenin tertip etmediği tek bir darbe yok.
Bunu bir darbe hazırlığı olarak görmemek yanlış olur.
Cumhurbaşkanı'nın daha fazla otoriter ve baskıcı olmasının önünü açarak oradan yürüyerek yeniden iktidarı sermayeyi koruyacak bir siyasi yapıya kavuşturma çabası.
Bu sebeple ekonomide hiç bir şeyin düzelmesini istemiyorlar.
Doğrusu kamulaştırma fikrinin ya da daha doğrusu tek çözümün kamulaştırma olduğu gerçeğini engellemenin yollarını hile peşinde koşarak durdurmak istiyorlar.
Bu mümkün mü?
Bu holdingin bayiliğini yapan bir işadamı ile konuşuyorum.
Neden bunların hala bayiliğini yapıyorsunuz diye sordum?
Neden yapmayayım dedi.
Sonra Vehbi Koç'un Kenan Evren'e yazdığı mektubu çıkardım okuttum.
2001 yılında ki Bilderberg Gazi Erçel aracılığıyla kur vurgununu anlattım.
İngiliz derin devlet kuruluşu chatham house ile kurumsal ortak adı altında faaliyetlerini anlattım.
2015 tarihinde Mustafa Koç'un Arap baharı benzeri Türk Mevsimi düzenleme faaliyetlerini belgeleri ile anlattım.
Atatürk ile nasıl aldattıklarını spor ve fanatizm ile algı değiştirmek peşinde koştuklarını anlattım. On yedi yıl içlerinde kaldım karanlık sicillerini tuttum dedim.
Nato'nun oda tv aracılığıyla nasıl tehdit ettiğini yazıyı okutarak anlattım.
Bunların hiçbirini bilmiyordum dedi.
Bizim gözümüzü para, güç ve kâr hırsı bürümüş dedi.
Büyük bir pişmanlık ve kendime kızgınlık içindeyim dedi.
Bu işadamı 87.000 adet olacağı tahmin edilen dolar milyarderi olan ve bu sermayeyi ayakta bu karşılıklı menfaat ve soygun ilişkisi içinde olanlardan sadece biri.
.
Dokunduğum her insan kendine geliyor.
Bir başka işadamı bu detayları bilmediği için ne demişti ülkenin ekonomisinden bana ne ben paramı nasıl çoğaltırım ona bakarım.
Bu sermaye ekonominin bu şekilde devam etmesi gerektiğini savunuyor.
Çünkü bu şekilde sürdürülebilir bir düzen kurmak istiyorlar.
Tek adam düzeni devam etsin yalnız önceki kullanılan yerine yenisi gelsin, önceki ekonomiyi düzeltme girişiminde bulunmasın.
Bugün mesele budur.
Cumhurbaşkanı'nı bir kez daha uyarıyorum.
Özelleştirme talanı yanlışınızı kabul edin ve sizi tehdit eden sermayeye boyun eğmeyin kamulaştırma kararları alın.
Ülkemizin sorunu Anayasa değil soygun ekonomisidir.
Bu soygun ekonomisi bir tek tehdit boyutunda sizin tarafınızdan büyütülmüş küresel ve yerli sömürgeci sermayenin işine gelmektedir.
Anayasa değişikliği bunun sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının önünü açar.
İç karışıklık çıkartır. Bundan kimseye fayda gelmez.
Türk ulusunun sorunu üretim ve hizmet araçlarının sahipliğinin kâr amaçlı sömürgeci sermayenin eline geçmiş olmasıdır. Karşılıksız para basarak kara para ticareti ile ulusa yüksek maliyet ödetmektir.
Ekonomi bu şekilde devam edemez.
Küçük üretici kalmadı.
Aracı ve komisyoncular ile üretim ve hizmet araçları tekeli oluşturan sermaye tehdit oldu.
Bu gerçeği neden görmeyen ve yurttaş ile inatlaşan hiçbir siyasi partinin seçim kazanma ihtimali kalmıyor.
Bu ülkenin sahibi bedel ödeyenlerdir bu bedeli ödetenler değil.
Bu durum sermayenin 15 Temmuz benzeri bir çabasına hizmet ediyor.
Tarihi uyarıları zamanın da yapmak görevimiz.
Bunu sermaye ve siyasete esir düşmüş medyadan öğrenmek mümkün değildir.
Sorumlu yurttaş bilinci ile yurdunu, ulusunu seven herkesi uyarıyorum.
Oyuna gelmeyin. Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanları bu ülkeyi yönetebilecek kişiler değil.
Bu yeni projenin sahaya sürdükleri sermaye yararına düzeni devam ettirmesi istenen ve Atatürk'ü kullanarak oy devşiren mültecilerin uyumunu sağlama sözü vererek kendilerini ele verenler bunlar.
Sermaye çözüm istemiyor.
Ya bu şekilde devam etsin ya da değişim olacak ise tek adam rejimi ile kendilerinin istediği biri ile aynı şekilde kamulaştırma olmadan devam etsin istiyorlar.
Bu sebeple darbe dahil her türlü hilenin içindeler.
Bizi tehdit eden yeryüzü çetesinin nato aracılığıyla emrinde faaliyetteler.
Bizde Atatürk'ün gerçek askerleri olarak insanlık devriminden, ilkelerinden yana kamulaştırma devrimini savunmaya devam edeceğiz.
Toplumu bu konuda bilinçli hale tüm engellere ve tehditlere rağmen getireceğiz.
Kim kimdir? Kim kime hizmet ediyor? Hepsi ortaya çıkacak ve devrim gerçekleşecek.
Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi ve siyaseti sermayenin at oynattığı bir ekonomi olmaktan kamulaştırma devrimi ile öyle veya böyle çıkacak.
Devletini, yurdunu ve ulusunu seven her insanın toplanması gereken tek yer Atatürk'ün devrimlerine sahip çıkmak kamulaştırma yaparak tam bağımsız bir ekonomiyi yeniden inşa ederek tüm yurttaşların Atatürk şemsiyesi altında toplanmalarına bağlıdır.
Önder Karaçay
Kayıt Tarihi : 22.8.2024 09:27:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!